Peki Atatürk'ün Çankaya Köşkü kaça mal olmuştu

Erdoğan’ın yeni sarayı,ister istemez kendisinden önceki Cumhurbaşkanları’nın oturduğu Çankaya Köşkü’nün maliyetini de gündeme getirdi. Ermeni bir tüccar tarafından yaptırılan, daha sonra Ankara’nın zengin ailelerinden Bulgurzadeler’in eline geçen ve sonra




BUGÜNÜN PARASIYLA 102 BİN TL'YE MAL OLDU

4500 liranın bugünkü paraya göre bir değeri yok; tabii karşılaştırma yapabilmemiz için köşkün değerini enflasyona uyarlamamız gerekiyor. Şevket Pamuk’un 185 yıllık fiyat verisini (2) ve TÜİK’in tüketici fiyatları endeksini kullanarak kaba bir hesap yaparsak Çankaya Köşkü’nün bugünün fiyatlarıyla 102 bin TL’ye, yani Erdoğan’ın Ak-Sarayı’nın neredeyse onüçbinde birine mal olduğunu görüyoruz. Tabii 102 bin TL oldukça mütevazi bir rakam. Bu rakamı, bir ihtimal uzun dönemli fiyat serilerindeki hatalar aşağıya çekiyor olabilir; fakat o dönemdeki (hele ki savaş koşullarındaki) satın alma gücü düşünüldüğünde 102 bin TL kısmen doğru da olabilir.

Çankaya Köşkü’nün maliyetini,o dönemin kamu bütçesi ile karşılaştırmak da mümkün. Kuşkusuz bağış da olsa, Milli Mücadele Dönemi’nde harcanan her kuruşun ciddi bir değeri vardır. Lakin Çankaya Köşkü’nün bedelinin, yokluklar içinde yaratılan 82 milyon TL’lik 1921 bütçesine oranı dahi, Ak-Saray’ın bugünün bütçesindeki payı karşısında devede kulak kalıyor. Zira Çankaya Köşkü için ödenenparanın dönemin bütçesine oranı yüzde 0.005 iken, 1 milyar 370 milyon liralık Ak-Saray’ın maliyeti 2014 bütçesinin yüzde 0.314’üne denk geliyor.Yani iki binanın bütçeye olan oranları arasında 63 katlık bir fark var.

ODTÜ İHYA OLUR!

Diğer yandan Erdoğan’ın Ak-Saray’ına tepkiler devam ederken, Kılıçdaroğlu da “sarayı ODTÜ’ye teslim edeceğim”, “Silikon Vadisi yapacağım” şeklinde vaatler ortaya atıyor. Kılıçdaroğlu’nun kaçak bir yapıdan bir “Silikon Vadisi” yaratma projesinin ne kadar etik olduğu meçhul; ama Ak-Saray’ın bırakın şu ana kadarki maliyetini, sadece 300 milyon TL’yi bulan 2015 harcamalarının bile ODTÜ’ye atılım yaptıracağı kesin. Zira 2015 bütçesinde Ak-Saray için ayrılan para, çoğu devlet üniversitesinin hayli üzerinde ve 336 milyon TL’lik ODTÜ bütçesine yakın(3). Yani Erdoğan’ın sarayı, önümüzdeki sene de bütün ODTÜ’nün eğitim, araştırma, personel vb. harcamalarının toplamına yakın para yiyecek. Bu meblağ benzer şekilde 310 milyon TL’lik İTÜ bütçesine yaklaşırken, 174 milyon TL’lik Boğaziçi Üniversitesi bütçesinin hayli üzerinde kalıyor.

MAKRO DEĞİŞKENLERİ BİLE ETKİLİYOR

Aslına bakarsanız, iktidarın artan lüks harcamalarının en kaygı verici yanı, bu harcamaların toplam devlet bütçesine olan etkisi değil; iktidarı elinde tutanların kimseden çekinmeden, kendilerine rahatça şatafatlı bir hayat sağlayacak kadar otoriterleşmiş olmalarıdır. Öyle ya, Cumhurbaşkanı’nın 50-100 milyonluk bir harcamasının, 436 milyar TL’lik bir bütçe içindeki payıçok önemli olmaz. Ama bir Başbakan’ın kendine milyonlarca liralık bir saray yaptırmaya başlaması; Cumhurbaşkanı olduktan sonra sarayın işlevini değiştirip sarayı yine kendine tahsis etmesi; üstüne sarayın yapımını, mahkemece inşaat izni iptal edildiği halde “kaçak” olarak bitirmesi; “devlet büyüklerimizin” ülkenin sahibiymiş gibi hareket ettiklerinin bir göstergesidir. Bu durum ülkedeki demokrasi ve hukuk devletinin hızla aşındığı anlamına gelir ki, aslına bakarsanız en çok kaygı verici olan da budur.

Diğer yandan, Tayyip Erdoğan’ın harcamaları o kadar abartılı ki, yukarıdaki genel geçer argümanları da zorluyor. Zira harcamalar makro değişkenleri dahi tehdit eder hale geldi. Tayyip Erdoğan için alınan yeni uçağın ve Ak-Saray’ın maliyetinin toplamı, öyle 50-100 milyon değil, 1.8 milyar TL’yi buluyor. Bu oran 2014 için hedeflenen bütçe harcamalarının yüzde 0.4’üne, sene sonu için öngörülen bütçe açığının yüzde 7.2’sine ve faiz dışı fazlanın yüzde 25’ine denk geliyor. Yani Erdoğan’ın sadece saray ve uçak harcamaları, faiz dışı fazla/GSYH oranını neredeyse yüzde 0.5’ten yüzde 0.4’e düşürüyor. Tabii Erdoğan’ın ve iktidarı elinde tutan diğer “devlet büyüklerimizin” başka abartılı harcamalarının bütçeye yapacağı olumsuz katkılar da cabası!

Dememiz o ki, hangi açıdan bakarsak bakalım iktidarın gösteriş merakı ülkeye giderek daha fazla zarar veriyor. Ve devletin tepesindekiler “bu ülke benim” demekte ısrar ettikçe, olup bitene direnmek yine “halka” yani bizlere düşüyor...

Cem Oyvat

Odatv.com

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Silivri Haberleri