Aylarca kepenk açamayan esnaf 'kontrollü normalleşmeden' dertli: Ölü açılma bu

Covid-19 salgınında aç-kapa nedeniyle büyük sıkıntı yaşayan esnaf 'kontrollü normalleşme'ye de dertli girdi. Borç yükü altında ezilen esnaf “Bunlar iki yılda, beş yılda kapanacak yaralar değil" diyor.

Aylarca kepenk açamayan esnaf 'kontrollü normalleşmeden' dertli: Ölü açılma bu

AKP Genel Başknaı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından koronavirüs salgınında ‘yeniden açılma’ya ilişkin alınan kararları duyurdu. Mayıs ayında uygulanan ‘Tam kapanma’nın ardından yeni dönemde kahvehane, kafe, çay bahçesi, halı saha, spor salonu, lunapark gibi işletmeler düşük kapasiteyle olsa da müşterilerine hizmet vermeye başladı.

‘SOSYALLEŞME YETİMİZİ KAYBETMEYE BAŞLADIK’

Ankara’da hafta içi olması nedeniyle açılmanın ardından bekledikleri yoğunluğu bulamadıklarını ifade eden esnaf özellikle cuma mesai saati sonrası ve cumartesi günü yoğunluk beklediklerini ifade etti. Kent merkezindeki sokaklarda insan yoğunluğu gözlenirken kafe, bar ve lokantalardaki müşteri sayısı henüz beklentileri karşılamadı.

'Tam kapanma' döneminin ardından günler sonra hizmet veren işletmeleri tercih eden müşteriler, “Psikolojimiz artık evde kalmayı kaldıramıyordu”, “Sosyalleşme yetimizi kaybetmeye başlamıştık” sözleriyle yaşadıkları durumu anlattı.

Aylar sonra arkadaşlarıyla kafeye gitmek için evden çıktığını söyleyen bir lise öğrencisi ise, “Uzaktan eğitim nedeniyle günlerdir bilgisayar başındaydım. Sonunda kendime yabancılaştığımı hissettim ve artık evde duramadım. Yeniden normalleşme psikolojimizi de düzeltecek” diye konuştu.

‘SOSYAL DEVLET OLMADIĞI İÇİN SIKINTILARLA KENDİ BAŞIMIZA BOĞUŞUYORUZ’

Yeniden normalleşme döneminde aylar sonra açılan işletmeler arasında kahvehaneler de yer aldı. Oyun oynanmasına izin verilmeyen kahvehanelerde aynı anda kapalı alanda bir masada ikiden fazla kişinin oturmasına müsaade edilmiyor. Ankara Sıhhiye’de 30 yıldır kahvehane işleten Okan Çağan, ‘tam kapanma’ sürecinin kendileri için kötü geçtiğini ifade ederek, “Devletimiz sosyal devlet olmadığı için sıkıntılar içerisinde kendi başımıza boğuşuyoruz.  Maddi anlamdaki kaybımızdan ziyade karnımızı doyurma derdine düşmüşüz” dedi.

Kapalı oldukları dönemde kira borçlarının biriktiğini, bu zamana dek ödedikleri vergilerin karşılığını devletten beklediklerini ama bunu alamadıklarını söyleyen Çağan, “Sosyal bir devletin zamanında aldığı vergileri şimdi vatandaşına dağıtması gerekiyor. Bizim olan hakkımızı bize vermediler. Toplum olarak bilinçli olmadığımız için istemesini bilmiyoruz ve onlar da istedikleri gibi at koşturuyorlar. Uçak biletinde yapılan KDV indirimini bize müjde gibi sunuyorlar. Biz de uçak biletiyle karnımızı doyuruyoruz” ifadelerini kullandı.

‘DÜKKÂNI AÇTIK AMA İŞ YAPTIĞIMIZ FALAN YOK’

Koronavirüs salgınından önce işyerinde 4 kişi çalışırken şimdi yalnızca bir kişiye iş verebildiğini belirten Çağan, “Biz açıldık ama ‘içerideki masada iki, dışarıdaki masada üç kişiden fazla oturamaz’ diyorlar. Bu da ‘işletmeni açma’ demek. Esnaf iş yapıyor görüntüsü veriyorlar ama alakası yok. Dükkânı açtık, iş yaptığımız falan yok. Dükkanlarımızı açtığımızda yükümüz daha da ağırlaştı. Açılıp açılmadığımız belli değil. Ölü açılım bu. Herkes açtı diye modaya uyuyoruz. Arkadaş, eş, dost geliyor beş lira on lira atıp gidiyor. Çalışanın parası çıkıyorsa dua ediyoruz” dedi.

Kahvehanelerde oyun yasağı kararını anlamadığını, bunun kazançlarını olumsuz etkileyeceğini belirten Çağan, yaşadıkları ekonomik dar boğaza dair sözlerini şöyle sürdürdü:

 “Bu yaralar iki yılda, beş yılda kapanacak yaralar değil. On sekiz ay kapalı dükkanım, bana 150 bin lira ek külfet getirdi. Ben 150 bin lirayı kazanıp borçlarımı ödeyeceğim ve sonrasında hayatımı devam ettirmek için çalışmaya başlayacağım. 30 yıldır esnafım hiç böyle sıkışmışlık hissetmedim. 5 Nisan kararlarını da yaşadım, rahmetli Ecevit’e yazar kasa atılma olaylarını da yaşadım ama böyle bir şey görmedim. Kimsenin sana el uzatacağı umudu yok. Devlet sana el uzatmıyor ve yalnızsın, bu da korkutuyor. Esnaf geleceğe dair umut taşımıyor. 3 bin lira 5 bin lira para yatırıp büyük bir iş yapmış gibi lanse ediyorlar ama bu devede kulak. Esnaf gözünü açtı ve neyin ne olduğunun farkında. Bir an önce gitmeleri gerekiyor.”

‘AÇILDIK DERKEN TEKRAR KAPANMAK EKSTRA MALİYET YARATTI’

Yeni alınan açılma kararıyla birlikte yeniden faaliyete başlayan işletmeler arasında halı sahalar da bulunuyor. Pandeminin başından bu yana kısmi açılma dönemleri çıkarıldığında işletmelerinin 12 ay kapalı olduğunu anlatan halı saha işletmecisi Okan Tiftikçigil, kapalı kaldıkları dönemde masraflarını karşılayamadıklarını belirterek, “Bu süreçte elimize geçen para asla masraflarımızı karşılamadı. Komple zarardayız” dedi.

Mayıs ayında temizliklerini yapıp ve önlemlerini alarak açılmayı beklediklerini fakat bunun mümkün olmadığını, bu nedenle de zarara uğradıklarını belirten Tiftikçigil, “Açıldık derken tekrardan kapanmak ekstra maliyet yarattı” dedi ve şöyle devam etti:

“Kapanıp açılmanın nedenini anlamış değiliz. Halı sahalar kapandı ama spor salonları faaliyetlerine devam etti. Statlara, spor merkezlerine herkes giriyor ama halı sahalar kapalı. Biz açık alanda 14 kişiyi içeriye sokup top koşturmalarına izin veremezken kapalı alanda 50 kişi spor yapabiliyor. Şu anda içeride soyunma odalarını kullandırtmıyoruz, ‘hazır gelin’ diyoruz. Forma vermiyoruz, ayakkabı eldiven kiralamıyoruz. Sadece verdiğimiz bir tek top ve aydınlatma.”

‘İNSANLAR GÜNDÜZ SICAĞINDA TOP OYNARLAR MI GÖRECEĞİZ’

Halı sahaların normalde akşam saat sekizden gece yarısına kadar iş yaptığını, şimdi saat 21.00 itibariyle kapatacaklarına dikkat çeken Tiftikçigil, “Çoğu insan iş çıkışında gelip top oynuyordu. Biz gece ikiye kadar açık oluyorduk. İnsanlar gündüz sıcağında top oynarlar mı oynamaz mı ilerleyen günlerde göreceğiz” dedi. 

‘İNSANLAR BİZİ UNUTMASIN DİYE ÇALIŞIYORUZ’

Yeniden açılma kararının ardından bekledikleri müşteriyle karşılaşmadıklarını belirten lokanta işletmecisi Mercan Karakoç ise şunları söyledi: “15 aydır doğru dürüst işimiz yok ve bir sürü kira birikti. Kapalı dükkâna işgaliye ücreti ödüyoruz. En azından kapalı olduğumuz için bunu almayabilirlerdi. Biz normalde sekiz kişi çalışıyorduk şu an üç kişiyiz. Yeni açılmamıza rağmen işlerin patlayacağını bekliyorduk ama dershaneler açık değil, işyerleri açık değil ve fazla insan dışarıda yemek yemiyor. Günlük kazandığımız yine dükkâna gidiyor. İnsanlar bizi unutmasın, 'hala açığız' demek için çalışıyoruz. Yıkılmadık imajı için dükkânı açtık.”

‘PARA KAZANMIYORUZ AMME HİZMETİ VERİYORUZ’

Faturaları ödemekte sorun yaşadıklarını, hatta kesintiler nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını anlatan Karakoç, “Biz şu an para kazanmıyoruz, amme hizmeti veriyoruz. Devlet küçük esnafın yaşamasını istemiyor” dedi: “Ben fiyatları değiştiremiyorum ama her gün aldığım ürünlere zam geliyor. Örneğin insanlar tercih ediyor diye tavuk döner koydum dükkâna. Paket malzemesinin toplam maliyeti tavuk dönerin fiyatını geçmiş durumda. Tavuk döneri bir ay önce taktığımda kilosu 14 liraydı, şimdi 21 lira. Her şeyin fiyatı artıyor. Dükkânı kapatmamız lazım ama nasıl kapatacağımızı düşünüyoruz. Cumartesi günü yasak yok pazar niye var bilmiyoruz? Cumartesi ile pazar arasındaki fark ne? Bize bunu söylesinler. İnsanları pazar günü eve hapsettiklerinde pazartesi günü sağa sola hücum ediyorlar.”

‘BÜTÜN BİRİKİMLER PANDEMİDE TÜKENDİ’

Yaklaşık bir buçuk aydır yeniden açılmayı beklediklerini ifade eden bar işletmecisi Burhan Çoban ise, geçen mart bir ay açık kalmanın ardından yaşadıkları mağduriyete dikkat çekti.

İşletmelerin güvencesiz bir şekilde alacaklılarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Çoban, “Bu dönemde çıkartılan vergi ve SGK yapılandırmalarının, fatura, banka, toptancı, kira ödemelerinin hiçbiri ne ertelendi ne taksitlendirildi. Pandemi çıktığı zaman olduğu gibi icra ve haciz takibi ertelenmedi. Bu da işletmeleri biriken toptancı alacaklarını ve kira borçlarını işletmelerini çalıştırmadan ödeme sorunuyla yüz yüze bıraktı” dedi.

İktidarın verdiği pandemi desteklerinden çoğu işyerinin yararlanamadığını, saat ve sınırlandırmalarla kafe ve bar gibi işletmelerin iflasa sürüklendiğini belirten Çoban sözlerini şöyle sürdürdü:

“Alkole yapılan fahiş zamlar ve alım gücünün düşmesi, yapılan ÖTV zamlarının işletmeler tarafından ürün fiyatlarına yansıtılamaması ciro kayıplarına neden oldu. Elektrik su doğalgaz vb. ödemelerimizin hiçbiri ertelenmedi, üstüne ödenmediği takdirde abonelik iptaline kadar varan daha maliyetli bir sürece sürüklendi. Sektörde çalışan yaklaşık 8 milyon insan evini geçindiremez, ocağını kaynatamaz, kirasını ödeyemez hale getirildi. İşletme sahipleri dahil olmak üzere insanların yaşam standartları ve psikolojileri bozuldu. Yıllardır işletmecilik yapan insanlar bütün birikimlerini bu pandemi dönemindeki anlamsız kısıtlama dönemlerinde neredeyse tükettiler. Varsa evlerini arabalarını sattılar.”

‘KİRA-FATURALAR DEVAM ETTİ, BİZ ÇALIŞAMADIK’

Yeniden açılmayla birlikte hizmet sektöründe çalışan on binlerce çalışan da yeniden iş başı yaptı.  Mekanların kapalı olduğu ve çalışamadıkları dönemde günlük 47 lira 70 kuruş olan nakdi destekten yararlandıklarını, bunun yanı sıra arkadaşlarının ve ailelerinin dayanışma desteğiyle süreci atlatmaya çalıştıklarını belirten garson İsa Balcı, “Süreç zor geçti. Yaşam bir tek boyutuyla değişti, para kazanamadık. Bunun dışında yaşam bizden bağımsız aktı. Kira devam etti, doğalgaz faturalarımızı ödemeye devam ettik. Temel ihtiyaçlarımız devam etti ama biz çalışamadık” dedi.

Zeynep Vural

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER