Dijital pazarlama sektörü, 2026’ya yapay zekâ, otonom sistemler ve veri odaklı yeni reklam modellerinin belirleyici olacağı kapsamlı bir dönüşümle giriyor. Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, yapay zekâ merkezli pazarlama yaklaşımlarından otonom sistemlere, veri odaklı reklam modellerinden yapay zekâ temsilcilerine kadar birçok başlığın 2026’da sektörün ana gündemini oluşturacağını anlattı. Kaplan’a göre önümüzdeki yıl, pazarlamanın teknoloji, veri ve insan yaratıcılığının birlikte yeniden tanımlandığı bir dönüm noktası olacak.
2025 boyunca yoğun şekilde konuşulan ve test edilen yapay zekâ uygulamaları, 2026’da birçok sektörde karar alma süreçlerinin merkezine yerleşmeye hazırlanıyor. Şirketler için bu yıl, teknolojiyi kullanmaktan çok onu nasıl yöneteceklerini planladıkları bir döneme işaret ediyor.
Yapay zeka gibi pazarlama sektörüne damga vuracak birçok konuyu Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan anlattı:
Yapay Zekâ Temsilcileri İnternet Trafiğini Değiştiriyor
2026’nın dikkat çeken başlıklarından biri de yapay zekâ agent’ları yani en anlaşılır ve yaygın kullanımıyla yapay zeka temsilcileri. İnternet trafiğinin önemli bir bölümü artık insanlardan değil, yapay zekâ destekli temsilciler oluşturacak. Bu temsilciler alışveriş yapabilecek, planlama gerçekleştirebilecek, e-postaları okuyup filtreleyebilecek ve karar süreçlerine doğrudan etki edebilecek.
Reklamcılıkta Yeni Dönem Başlıyor! Tahmin Edilebilir Bilim
2026 yılında reklamcılığın tanımı da değişecek. İkna odaklı klasik reklam anlayışının yerini, veriyle beslenen ve tahmine dayalı bir yaklaşım alıyor. Tüketicinin ne zaman, hangi ürünü satın almaya daha yatkın olduğu; hangi anın satın alma kararını tetiklediği artık daha net öngörülebiliyor. Böylece reklamcılık, yaratıcı yönünü korurken aynı zamanda daha ölçülebilir ve öngörülebilir bir yapıya kavuşuyor.
Eylem Bazlı Reklam Modelleri Yaygınlaşıyor
Yapay zeka platformlarının reklam modellerini test etmeye başlamasıyla birlikte, “eylem bazlı reklamcılık” da gündeme geliyor. Özellikle ticaret, seyahat ve hizmet sektörlerinde, kullanıcıların gerçekleştirdiği eylemler üzerinden şekillenen reklam modellerinin yaygınlaşması bekleniyor. Bu gelişme, reklamverenler açısından yeni fırsatlar sunarken, kullanıcı deneyimi tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Duygusal ve Deneyim Odaklı Reklamcılık
Metaverse kavramının ötesinde, artırılmış, sanal ve karma gerçekliği kapsayan XR teknolojileri de 2026’nın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Dokunsal titreşim, mekânsal ses ve simülasyon teknolojileri sayesinde markalar, tüketicilere dijital ortamda fiziksel mağazaya yakın deneyimler sunmayı hedefliyor. Aynı zamanda programatik reklamlarda duygu bazlı hedefleme modelleri konuşuluyor. Kullanıcının anlık ruh hâli, motivasyonu ve ihtiyaç sinyalleri analiz edilerek daha etkili reklam gösterimleri planlanıyor.
Veri, Gizlilik ve Regülasyon Gündemde
Çerezsiz internet süreci devam ederken, veri kaynaklarının çeşitlenmesi veri yönetimini daha karmaşık hâle getiriyor. Bir yandan kişisel verilerin gizliliği tartışılırken, diğer yandan dijital etkileşimler üzerinden çok büyük veri setleri oluşuyor. Bu verilerin nasıl regüle edileceği, nasıl işleneceği ve kişiselleştirilmiş iletişimde nasıl kullanılacağı 2026’nın en önemli gündem maddeleri arasında gösteriliyor.
Topluluklar ve Nano Ekosistemler Yükseliyor
Topluluk (community) odaklı pazarlama da önem kazanıyor. Özellikle 100–500 kişilik topluluklar, ortak ilgi alanları etrafında şekillenen ve markalar için değer üreten yeni iletişim modelleri sunuyor. Bu yaklaşımın, büyük ve küçük ölçekli markalar tarafından daha sık tercih edilmesi bekleniyor.
GEO ve İnceleme Platformları Daha Kritik
Generative Engine Optimization (GEO) kavramı da 2026’da daha fazla konuşulacak. Markalar, yapay zekâ destekli arama ve öneri sistemlerinde öne çıkmak için dijital varlıklarını yeniden yapılandırıyor. Bu süreçte inceleme–yorum platformlarının etkisi artarken, Türkiye’deki benzer platformların da markalar için stratejik önemi yükseliyor.