Utku Kızıltan

Utku Kızıltan

ERDEM SAHİBİ İNSAN OLMAK

ERDEM SAHİBİ İNSAN OLMAK

      
      AYNADAKİ KENDİMİZ, ERDEM SAHİBİ İNSAN OLMAK
Sıkıntılı yorucu ve sitresli bir çalışma yılını daha geride bıraktık. Okullarda çevre eğitimi, çevre etkinlikleri yaşımdan mı nedir çok stres yüklüyor bana. Bu gün içimi dökeceğim size. İnşallah rahatlarım. Yaşadığım son bir kaç yılımı düşünüyorum. Özeleştiriler yaparak. Arşivime gömüldüm. Dergileri, kitapları karıştırıyorum. 
Yeni derneğimizde daha mutlu, daha sevgi dolu, birbirine daha bağlı bir birlikteliği nasıl devam ettirebiliriz, insanlara daha faydalı neler yapabiliriz diye. Bazen de yeter artık diyorum kendime. Fakat hızla yaşlanmaktan korkuyorum. Duyuruyorum diğer şehirlerdeki çevreci dostlara. Yıllar önce Trabzon’da, bir “AB Proje Yazımı Tekniği” Eğitiminde 3 gün birlikte olduğumuz, adını unuttuğum orman mühendisi olduğunu bildiğim Artvin’li ve orada yaşayan bir genç kızın, Utku amca çevre çalışmalarını bırakmayı düşündüğünü duydum. Sakın yapma sen, Hayrettin Karaca,    Nihat Gökyiğit gibi büyüklerimizi biz örnek alıyoruz. Ne zaman bezginliğe düşüp amaaan! Türkiye’yi biz mi kurtaracağız deyip pes etmeyi düşündüğümüzde aklımıza siz geliyorsunuz. Yaşınızı düşünüp, çalışmalarınızı düşünüp devam kararı alıyoruz. 
Diyen E.Maili okuyup etkilenmemek mümkün mü? Devam dedik, yeni derneğimizde. İTÜ’den bir “çevre sunumu” için davet geldi. İTÜ Öğrenci Çevre Kulübü 10 Hazirandaki Deniz Etkinliğimize katıldı. Resimler çektiler video kamera ile mülakat yaptılar İTÜ Bülteninde yayınlanacağını söylediler. AREL Üniversitesinde EKOLOJİ ve ÇEVRE Öğrenci Kulübü kurduk. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Merkezinin davetine katılıp tüm şubelerinde Çevre Komisyonları oluşturduk. Makine Mühendisleri Odasının Kentleşme, Yerel Yönetimler, Ulaştırma ve Çevre Komisyonunda görev aldık çalışıyoruz. Seneye daha güzel bir programla çalışacağız. Bu yılki okullarda çevre eğitimi çalışmaları bitti. Büyükçekmece sahili için bir imza kampanyası başlattık. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş’ın sahilimizde tahta perdelerle denizimizi kapatarak işportacılara yaptığı pazarı başka bir yere kaydırmasını diliyoruz onun bu görüntüden haberi olmadığını düşünerek. Gelelim öz eleştiri ve erdemli insan olmak konusuna.
 “Aynadaki Kendimiz, Erdemli İnsan Olmak” 
Günlük hayatımızda kullandığımız ayna, kendimize çeki-düzen vermemizi sağlayan, bizi kendimizle yüz yüze getiren ayna. Bir merasimde yarım saat aynanın karşısında oturmuş, sevabı ile günahı ile geçmiş yıllarımı düşünmüş, üst seviyede dürüst, erdemli bir insan olma kararı almıştım kendi kendime yıllar önce. Şükür ki hep öyle oldum hep sevildim.  İTÜ’den zengin olarak emekli olabilirdim. Çok duygusal olmanın zararını da çektim sık, sık. Ve herkesi karşılıksız çok sevmenin. 
Doğu felsefesinde duygular at’a benzetilirmiş. Dizginlemezsen onlar bizi istedikleri yere götürürmüş. Ömrüm tükendi ama hiç iyi bir jokey olmayı başaramadım. Çevre ve toplum tarafından empoze edilen kimliğe bürünmek de hiç bana göre değil. “İnsanlar gördüm üzerinde elbise yok, elbiseler gördüm içinde insanlar yok” derken Mevlana; insan olmak yolunda, korku ve duvarların aşılıp, özvarlığın yakından tanınmasını kastetmiş sanıyorum.
KISKANÇLIK, GURUR, KİN, NEFRET, İNTİKAM, benim hiç tanımadığım hisler. Her şeyi en iyi ben bilirim deyip, aile efradımı, çevremdekileri, en iyi ben idare ederim, diyen liderlik taslama hastalığım hiç olmadı. Ne mutlu içinde herkese karşı hürmet, saygı, özellikle ve özellikle SEVGİYLE dolu insanlara. Ne mutlu her şeye rağmen etrafında sevenleriyle birlikte yaşamayı sürdürebilenlere. Derneğimde çekememezlik yok. Dedikodu 6 yıldır duyulmadı. Ne mutlu.Sağlıklı ve Sevgiyle yaşamanız dileklerimle.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Utku Kızıltan Arşivi