Mehmet Mert

Mehmet Mert

Eskişehirli oldum..!

Eskişehirli oldum..!

Eskişehirli oldum..!

Bir eğitim ve öğretim dönemine daha giriyoruz.
Bir tarafta 4+4+4 eğitim sistemi tartışmaları başlarken diğer taraftan yaşı daha büyük olan çocuklarımızın kayıt işlemleri için telaşımız ve kaygılarımız da devam ediyor.
Çocukları 3-4 yaşlarında olanlar, yeni sisteme göre çocuğumuzu okula gönderelim mi göndermeyelim mi Tartışmalarını devam ettire dursun benimkiler daha büyük yaşta oldukları için ben daha farklı heyecanlar ile koşuşturmaktayım.
İki çocuğumdan kızım Merve geçtiğimiz yıl üniversite için bir tercihte bulunmadı.
Bu yıl ise puanı daha farklı yerlere yetmesine rağmen ben sanat tarihi okuyacağım dedi ve tercihini bu yönde Eskişehir Anadolu Üniversitesi için  yaptı.
Önce daha tercih aşamasında ailecek gittik Eskişehir’e.
Aslında bu ikinci gidişimdi bu güzel şehre fakat ilk defa gidercesine heyecanlandım.
Ailecek çok sevdik şehri.
Adeta öğrenci şehri.
Şehrin 800 bin nüfusunun en az yüzde onu öğrenci.
Tabi bir de yeğenim asker bu şehirde. Onu da (Yalçın Yerli. Eylül sonu teskere alıyor) ziyaret ettik.
Yalçın’da çok sevmiş Eskişehir’i.
Derken döndük geldik ve Merve tercihini yaptı ve dokuz tercihinden dördüncü sırada bulunan Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi bölümünü kazanmış oldu.
Geçtiğimiz hafta tekrar Eskişehir yollarında idik.
Gittik kaydımızı yaptırdık.
Kızımın kalacağı yeri v.s. hallettik.
Bir gün daha Eskişehir’de dolaştık, şehri daha yakından tanımaya çalıştık.

Eskişehir’de yaşamak

Öncelikle Eskişehir’in inanılmaz tılsımlı bir havası var.
Trafikten yoksun, kalabalıktan yoksun, ağacı yeşili bol olduğu her halinden belli şehir tertemiz pırıl pırıl görüntüler ile kaplı.
Eskişehir’de dolaşırken bir anda yaşadığınız ve tanıdığınız kentler geliyor aklınıza.
Ve hemen neden ben de böyle bir şehirde yaşamıyorum ki diye soruyorsunuz kendinize.
Tabi hanım ve çocuklarda bu soruya destek verircesine tepki gösteriyorlar.
Şehrin hemen ortasından geçen metro 5 dakikada bir konforlu ve ferah bir şekilde sizi gideceğiniz yere ulaştırıyor.
Caddelerde yürüdüğünüzde labirent gibi her cadde sokak köşelerden bir birine çıkıyor.
Herşeyden önce şehir insanının yüzü gülüyor.
Ciddi söylüyorum çok dikkat ettim.
Eskişehirliler son derece mutlu ve güler yüzlü.
O halde ne duruyoruz dostlar
Ben hemen Eskişehir’den ev aramaya başladım bile!


Yılmaz Büyükerşen

Eskişehir her ne kadar daha önceden de güzel bir şehir olsa da belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen’in şehre çok şey kattığını da söylemek gerek.
Son üç dönemdir belediye başkanlığı yapan Büyükerşen en son yapay deniz bile getirdi şehre.
Galiba işin sırrı; önce kenti karşılıksız sevmekte, sonra insanları karşılıksız sevmekte ve daha sonra da samimiyette.
Bu üç şeyi eksiksiz barındıran yöneticilerin başarılı olmaması için bir neden görmüyorum.
Ve diyorum ki bizleri yönetenlere.
Şehrinizi karşılıksız sevin.
İnsanları karşılıksız sevin.
Samimiyetinizde dürüst olun.
Objektif olun.
Çalışma arkadaşlarınızı kendinize yakın olanlardan değil işinin uzmanları arasından tercih edin.
Halktan bir şeyi saklamayın.
İkiyüzlü ve riyakar olmayın.
Görün bakın o zaman daha mutlu olacak ve daha iyi hizmet üreteceksiniz...


Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Mert Arşivi