Haberdar Gazetesi Gündem CHP MYK ÜYESİ NECDET SARAÇ’TAN PARTİ İÇİ KAVGAYA SERT UYARI: “DÜŞMAN HUKUKU CHP’Yİ BİTİRİR”

CHP MYK ÜYESİ NECDET SARAÇ’TAN PARTİ İÇİ KAVGAYA SERT UYARI: “DÜŞMAN HUKUKU CHP’Yİ BİTİRİR”

CHP MYK Üyesi Necdet Saraç, Kemal Kılıçdaroğlu üzerinden yürütülen parti içi tartışmalara ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu’nun “hain”, “işbirlikçi” ve “AKP’nin adamı” gibi ifadelerle hedef alınmasına tepki gösteren Saraç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir araya gelerek kurultay sürecini birlikte yönetmesi çağrısında bulundu. Saraç, “CHP kişilerden büyüktür. Aslolan CHP’nin parçalanması değil, daha da bütünleşmesi ve kitleselleşmesidir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) MYK Üyesi Necdet Saraç, “Kılıçdaroğlu’nu Dövmek ya da Düşman Hukukunu Büyütmek” başlıklı kapsamlı bir değerlendirme yayımladı.

CHP’de yaşanan krizin yalnızca kişiler üzerinden okunamayacağını belirten Saraç; ideolojik ve politik tartışmaların geri plana itilmesi, program yerine kişilerin konuşulması, kişisel hırsların öne çıkması, tartışma kültürünün zayıflaması ve siyasetin finansmanında yaşanan sorunların partiyi bugünkü noktaya taşıdığını savundu.

“KILIÇDAROĞLU’NU HEDEF ALMANIN HİÇBİR MALİYETİ YOK”

Saraç, mutlak butlan tartışmaları sonrasında parti içinde en kolay siyasi yöntemin eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef almak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Kemal Kılıçdaroğlu’nu dövmenin, ‘hain’ ilan etmenin, düşman hukukunu büyütmenin ve gerilimden beslenmenin hiçbir maliyeti yok. Ne hakkında soruşturma açılıyor ne cezalandırılıyorsun ne de itilip kakılıyorsun. Üstelik kendi mahallenin önemli bir bölümünde kahraman edasında övülüyorsun.”

Kılıçdaroğlu döneminde görev yapan bazı isimlerin bugün geçmişte alınan kararların bütün sorumluluğunu eski genel başkana yüklediğini savunan Saraç, bunun siyasi açıdan kolaycı bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

“HEPSİ ORADAYDI”

Saraç açıklamasında; Özgür Özel, Veli Ağbaba, Bülent Tezcan, Sezgin Tanrıkulu, Tekin Bingöl, Mahmut Tanal, Ali Mahir Başarır, Selin Sayek Böke, Gökhan Günaydın, Engin Altay, Erdoğan Toprak, Yaşar Tüzün, Engin Özkoç, Tuncay Özkan, Murat Emir, Gamze Taşçıer, Gökhan Zeybek, Zeynel Emre, Umut Akdoğan ve Yunus Emre’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ismi sıralayarak, bu isimlerin Kılıçdaroğlu döneminde milletvekili veya parti yöneticisi olarak sorumluluk üstlendiğini hatırlattı.

Saraç, “Kılıçdaroğlu 2010’dan itibaren alınan bütün kararlardan genel başkan olarak doğrudan sorumludur. Ancak her kararda onların da imzası vardır” görüşünü dile getirdi.

“GEÇMİŞTEKİ KARARLARIN SORUMLULUĞU TEK KİŞİYE YÜKLENEMEZ”

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması, 2015 yılındaki istikşafi görüşmeler, 2017’deki mühürsüz oy tartışmaları, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ve milletvekili listelerinin oluşturulması gibi önemli siyasi kararlarda bugünkü CHP yönetiminde bulunan birçok ismin de sorumluluğu olduğunu savunan Saraç, geçmişin yalnızca Kılıçdaroğlu üzerinden değerlendirilmesine karşı çıktı.

Saraç, bugün eleştirilen kararların alındığı dönemlerde parti yönetiminde bulunan isimlerin itiraz etmediğini ve muhalefet şerhi koymadığını ileri sürdü.

“OLUMLU SONUÇLAR NEDEN KILIÇDAROĞLU’NA YAZILMIYOR?”

Saraç, Kılıçdaroğlu döneminin yalnızca başarısızlıklar üzerinden değerlendirilmesini de eleştirdi.

Adalet Yürüyüşü, 2017 referandumundaki “Hayır” kampanyası, Millet İttifakı’nın kurulması ve 2019 yerel seçimlerinde İstanbul ile Ankara büyükşehir belediyelerinin kazanılmasını hatırlatan Saraç, milliyetçilerden sosyalistlere, sosyal demokratlardan muhafazakârlara kadar geniş bir siyasi kesimi bir araya getiren ittifak politikasının görmezden gelindiğini savundu.

Saraç, Kılıçdaroğlu’nun 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 48 oy alması ve CHP’nin 2024 yerel seçimlerindeki başarısında da bu ittifak siyasetinin etkili olduğunu belirtti.

“MUTLAK BUTLAN KARARININ AMACI CHP’Yİ KAOSA SÜRÜKLEMEK”

Mutlak butlan kararını siyasi sonuçları olan bir karar olarak değerlendiren Saraç, kararın amacının CHP’yi kaosa sürüklemek ve hatta bölmek olduğunu ileri sürdü.

Ancak bu durumun CHP içindeki sorunların tartışılmasına engel olmaması gerektiğini belirten Saraç, siyasetin finansmanı başta olmak üzere parti içindeki yapısal sorunların da ele alınması gerektiğini kaydetti.

“AKP’DEN ÖĞRENİLEN DÜŞMAN HUKUKU PARTİ İÇİNE TAŞINIYOR”

Saraç’ın en sert eleştirilerinden biri de parti içindeki tartışmalarda kullanılan dile yönelik oldu.

CHP’yi yöneten bazı isimlerin, Kılıçdaroğlu ile bir araya gelerek çözüm üretmek yerine “muhalif medya” üzerinden “hain”, “işbirlikçi” ve “AKP’nin adamı” gibi suçlamalarla yeni düşmanlıklar ürettiğini savunan Saraç, şu uyarıda bulundu:

“24 yıldır AKP’den öğrendikleri ‘düşman hukuku’ üzerinden parti içinde yeni düşmanlık üretiyorlar. Muhalif kitlelerdeki öfkeyi büyütüp ‘biz ve onlar’ üzerinden gerilimden besleniyorlar. Bu son derece tehlikeli oyunun önüne geçilmezse sonuçları itibarıyla yalnızca haksız biçimde suçlananları değil, suçlayanları da bitirir.”

“FARKLI DÜŞÜNMEK DOĞAL, KARDEŞ KAVGASI YARATMAK YANLIŞ”

Bir siyasi partide farklı görüşlerin ve siyasi çizgilerin bulunmasının doğal olduğunu vurgulayan Saraç, CHP’deki mevcut tartışmanın ideolojik ve politik farklılıklardan çok kişisel ve örgütsel çatışmalar üzerinden yürütüldüğünü savundu.

“Kitleleri hoşgörüsüzlüğe, sertliğe ve nobranlığa teşvik ediyorlar. Hiçbir yeni söylem üretmeden kardeş kavgası istiyorlar” diyen Saraç, bu yaklaşımın yalnızca kişilere değil CHP’nin kurumsal yapısına zarar verdiğini ifade etti.

ÖZGÜR ÖZEL’E KILIÇDAROĞLU ÇAĞRISI

Saraç, çözüm için CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir araya gelmesi gerektiğini belirterek açık çağrıda bulundu:

“Yapılması gereken bellidir. Sayın Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya gelerek eylülde başlaması planlanan olağan kurultay sürecini birlikte örgütlemelidir.”

Saraç, parti içindeki tartışmaların düşmanlık üzerinden değil, CHP’nin kurumsal yapısı ve geleceği üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

“CHP KİŞİLERDEN BÜYÜKTÜR”

Nâzım Hikmet’in “Henüz Vakit Varken Gülüm” şiirine atıfta bulunan Saraç, CHP’nin bölünmesine izin verilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Henüz vakit varken, CHP yanıp yıkılmadan, yalnızca Türkiye’nin değil Avrupa başta olmak üzere dünyanın hem üye sayısı hem de oy oranı itibarıyla en güçlü partilerinden biri olan CHP’nin bölünmesine izin vermemek gerekiyor.”

CHP’nin kişilerden ve kişisel kariyer hesaplarından daha büyük olduğunu vurgulayan Saraç, “Genel Başkanlık makamı her şey değildir. CHP ülkenin kurucu partisidir, Cumhuriyet’in yaşayan tarihidir ve hiçbir şey CHP mirasından daha önemli değildir” dedi.

“SÜRECİ SEYRETMEK İÇİN DEĞİL, MÜDAHALE ETMEK İÇİN MYK’DA GÖREV ALDIM”

Necdet Saraç, CHP MYK’da görev alma gerekçesini de açıklayarak, parti içindeki krizi yalnızca izlemek istemediğini belirtti:

“Böyle baktığım için süreci seyretmek değil, müdahale etmek için ben de CHP MYK’da görev aldım.”

CHP’lilerin sağduyuyu öne çıkararak birlik ve bütünlüğü koruyabileceğini ifade eden Saraç, partinin kişisel kariyer hesapları ve belediye dengelerinin dışına çıkarılması gerektiğini savundu.

“BU KRİZDEN GÜÇLENEREK ÇIKMAK ELİMİZDE”

Saraç açıklamasının sonunda, mutlak butlan kararına karşı yeni bir siyasi akıl geliştirilmesi gerektiğini belirterek, CHP’nin parçalanması yerine daha geniş bir demokratik ittifakın oluşturulması çağrısında bulundu.

“Mutlak butlan gibi siyasi olarak reddettiğimiz bir karara karşı durmak, yeni bir siyasi akıl üreterek CHP lehine ortak bir çözüm üretmek ve bu krizden güçlenerek çıkmak elimizde” diyen Saraç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yüzde 50+1 yapısında muhalefetin görevinin yeni bölünmeler yaratmak değil, mevcut yapıları güçlendirmek ve Türkiye’nin demokratik geleceği için daha geniş bir ittifak kurmak olduğunu ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *