Haberdar Gazetesi Gündem Kemal Kılıçdaroğlu konuştu: FETÖ ajanlarını fark edemedim, özür dilerim!

Kemal Kılıçdaroğlu konuştu: FETÖ ajanlarını fark edemedim, özür dilerim!

CHP’de Bayram Değil Hesaplaşma Günü Mahkemenin “mutlak butlan” kararının ardından CHP’deki liderlik tartışması bayramlaşma programlarına da yansıdı. Kemal Kılıçdaroğlu Genel Merkez’de, Özgür Özel ise Güvenpark’ta partililere seslenirken, iki isimden gelen mesajlar parti içindeki ayrışmayı bir kez daha gözler önüne serdi.



Cumhuriyet Halk Partisi’nde kurultay tartışmaları ve mahkemenin verdiği “mutlak butlan” kararının ardından yaşanan yönetim krizi, Kurban Bayramı’nın son gününde yeni bir boyut kazandı. CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel aynı saatlerde ancak farklı noktalarda partililerle buluştu. 
Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen bayramlaşma programında partinin yeniden toparlanması ve “arınma” sürecine ilişkin mesajlar verirken, parti içi disiplin ve kurucu değerlere dönüş vurgusu yaptı. 
Özgür Özel ise Ankara Güvenpark’ta düzenlediği buluşmada, değişim sürecinin geri döndürülemeyeceğini savundu. Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmelere de değinen Özel, çözüm önerilerine net yanıt alamadığını belirterek, “Ne desem ‘bilmiyorum’ diyor” sözleriyle dikkat çekti. 
Parti tabanının ve teşkilatların hangi kanatta yoğunlaşacağı merak edilirken, Ankara’daki iki ayrı program CHP’deki güç mücadelesinin sembolü haline geldi. Siyasi kulislerde, yaşananların yalnızca bir bayramlaşma programı değil, olası yeni kurultay sürecinin ilk gövde gösterisi olduğu yorumları yapılıyor.

 Kılıçdaroğlu, "Arkamızdan sinsice sızan, FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. " dedi.

Ankara Bölge Adliye Mahkeme'sinin 21 Mayıs'taki kararı ile göreve tekrar dönen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün partililer ile bayramlaşmak için parti binasına geldi. Kılıçdaroğlu, tartışmalı 2 buçuk yılın ardından CHP Genel Merkezi'ne dönmüş oldu.

"Bilmediğiniz şeyler var, hepsini anlatacağım" diyen Kılıçdaroğlu'nun paylaşacakları merak konusuydu. Kılıçdaroğlu, bayramlaşma programındaki konuşmasında şunları söyledi:

Hep beraber mücadelemizi yapacağız. Buraya İzmir'den gelirken bir otobüsümüz kaza geçirmiş, geçmiş olsun.

Sevgili kardeşlerim, TV başında bizi dinleyen yurttaşlarım, mücadelesi dağlar kadar büyük, yürekleri denizler kadar berrak yol arkadaşlarım, CHP'nin vefakâr kahramanları, aziz vatanın asıl sahibi asil evlatları sizlere sesleniyorum. Baba ocağına hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Bugün burada bu bina önünde sizlere bakarken sadece bir merkez görmüyorum. Ben kardeşlerime, yoldaşlarıma bakarken adalet yürüyüşünde attığımız her adımda toprağa düşen helal alın terini görüyorum. Hak, hukuk, adalet mücadelesinde vatanperver CHP'lileri görüyorum. Yoksulun yetimin hak mücadelesi için çarpan binlerce yürek görüyorum. Helalleşerek, kucaklaşarak ülkenin geleceği için buradasınız, beraber mücadele edeceğiz. Burası hepimizin, halkın yuvasıdır.

CHP'nin tarihsel namusunu, millet iradesinin onurunu korumak için bulunuyorum. Mesele sadece kurultay ya da genel başkan kimin olacağı meselesi değil. Mesele ahlakla mı parayla mı, millet iradesi ile mi aparatlar ile mi şekilleneceğiz meselesidir. Bugün çok açık konuşacağım. Öfke ile değil ama sert konuşacağım, gerçeği söyleyeceğim ama kimseyi hedef göstermeden. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Bizim kitabımızda iftira, kin yok. Bizim kitabımızda mertçe hesaplaşma var. Bu hesaplaşma kişisel değil ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır ama bu arınma tasfiye değil yeniden doğulur. 38. Kurultay'da bir bayrak değişimi oldu. CHP'de demokrasi esas dedik ama maalesef gördük ki durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattı. Kamuoyundaki derin kuşkular hepimize bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülke demokrasisi de sakatlanır. Delegenin iradesi şaibeli hale gelirse milletin siyasete güveni derin yara alır. Atamızın Emaneti olan partiyi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı. partimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü. Kimler kişisel ikbal hırsı ile hareket etti. Ben hesap soracağım hesap. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz o güvenli limanı inşa edecek, doğru düzgün limana gideceğiz. O sandıktan kim çıkarsa partinin meşru lideri ve başımızın tacı olacak. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Kul hakkı yemedim, yedirmedim. Boğazımdan haram lokma geçmedi. Bundan sonra da açıkça söylüyorum, yedirmeyeceğim. Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim.

Benim hayatım ortada. Bir ömür boyunca dürüstlükten, ahlaktan zerre ayrılmadım. Tüm dünya dinlesin, FETÖ başta olmak üzere hiçbir örgüt ile, hiçbir yurtdışı odaklı yapı ile en ufak teması olmamış alnı dik, başı dik bir adam duruyor karşınızda. Sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum, benim tek bağım bu aziz milletle. Tek odağım vatandır ve Türkiye'dir. Bize çamur atmaya çalışanların çamuru kendi ellerinde kaldı.

78 yaşında ama bir derdi olan, derdini anlatmaktan vazgeçmeyen bir kişi olarak karşınızdayım. Bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin nöbetidir. Bu yürüyüş bu asırlık çınarı kuruluş kodlarına geri oturtma yürüyüşü. Birilerinin siparişi ile atılan o sloganları duydum. 78 yıllık ömrünü bu vatana adayan kişiye hain diye atılan sloganları duydum. İhanet ile hainlik arasındaki çizgi kıldan ince kılıçtan keskindir.

Atatürk, milli kurtuluş mücadelesi için Samsun'a çıkarken boynunda idam fermanı ve üzerinde de hain ilanı vardı. Bize hain damgası vurma çabaları nafiledir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Kendi acizliklerinin kendi korkularının göstergesidir. Benim bu aziz millete, bu cefakar örgüte bir özür borcu var. Arkamızdan sinsice sızan, FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin, o nasırlı ellerinizle helal lokmalardan artırarak kendi kurdukları haram sofralarına meze yapanların hortumlarını zamanında kesmediğim için özrü diliyorum. Pavyon masalarında delegeleri pazarlık yapanların maskesini vaktinde indiremediğim için özür diliyorum. Halkın belediyesinde rüşvete talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını atamadığım için tarih önünde halk deryasından özür diliyorum. Temiz siyasetimi sırtımdan hançerlemek için kullananları göremedim, beni affedin.

Uşak'ta rüşvete göz yummak baba ocağının kitabında yazar mı? Baba ocağında market poşetleri içinde rüşvet parası olur mu? Baba ocağında helaldir, temizdir. Baba ocağı vatandır. Baba ocağının sofrasında asla haram lokma olmaz. Baba ocağında oturanlar rüşvet iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Nasıl yol yürüyeceğimize siz karar vereceksiniz. Kapatma olursa yeni parti için hazırız diyenler iyi bilsin ki, ülkeye, millete hizmet etmeyi şiar edinenlerin partisi. Hiçbir CHP'li çift ajandalı değildir. CHP, mandacılara ya istiklal ya ölüm diyenlerin partisidir. Arınacağız, önce CHP sonra Türkiye arınacak. Bu milletin dertlerini de unutmayacağız.

Adalet yolunda birlikte yürüyeceğimiz milyonlara selam olsun. Halkımız ile kurduğumuz o dostluk köprüleri bu ülkenin çimentosudur. Seçimlerde broşürlerimizi dağıtan başörtüsü bacılarıma selam olsun. Emekçilerimize selam olsun.

Bu iradenin sönmez ruhu Atatürk'tür. O kurucu iradeye canımız pahasına sahip çıkıyor o ebedi ruhu şerefle taşıyoruz. On milyonların iradesini kimsenin çiğnemesine izin vermeyeceğiz. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz, geleceği de inşa edeceğiz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *