Hasan Akgün bildiğimiz gibi, ya diğerleri!

Daha yazımızın hemen başında söyleyelim.
Bu yazıda Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'ün gerçekleri sakladığını, doğruları söylemediğini bir kez daha söyleyeceğiz.
Üstelik Akgün bu defa bu özelliğine CHP'li milletvekilleri Ali Şeker ve Eren Erdem'i de alet ettiğini belirteceğiz.
Milletvekillerinin de Akgün'e bu özelliğini sürdürmesi için yardımcı olduklarını söyleyeceğiz.
Buyurun okuyun bakalım.
***
25 Temmuz 2015 günü haber merkezlerimizin mail kutusuna 'Başkan Akgün, CHP milletvekillerini ağırladı'  başlığı ile bir haber düştü.
Büyükçekmece Belediyesi’nin bası[email protected] bel.tr mail adresinden gönderilen haberde kısaca; 'CHP İstanbul 3. Bölge Milletvekilleri Ali Şeker ve Eren Erdem’i Büyükçekmece Belediyesi’nin tamamlanmak üzere olan yeni hizmet binasında ağırlayan Başkan Akgün, binanın teknik özellikleri hakkında bilgiler verdi’ deniliyordu.
Bu haberi www.haberdar.com.tr haber sitemiz olduğu gibi aynı gün yayına girmiş.
Gazete İstanbul ise 27 Temmuz 2015 günü çıkacak gazetede değerlendirmek için haberi gündemine aldı.
Konu bugünkü yazıma konu olmasaydı, belki Gazete İstanbul'da haberi benzer şekilde değerlendirecekti.
Hatta bizim Ekrem Hacıhasanoğlu; 'Önce giydirdi sonra gezdirdi' başlığını da bularak Akgün'ün CHP'li vekillere önce 'neidüğü belirsiz' dediğini ardından da belediye binasını gezdirdiğini yazmaya başlamıştı bile.
***
Tamamen gerçek dışı kurgudan ibaret olan  bu haber halen: http://www.bcekmece.bel.tr/tr-tr/Buyukcekmece/Haberler/Sayfalar/baskan-akgun-chp-milletvekillerini-agirladi.aspx adresindeki belediyenin web sitesinde ve www.haberdar.com.tr haber sitemiz başta olmak üzere bir çok haber sitesinde de yayında.
 
Olayın aslı şu: CHP bölgemiz milletvekilleri Ali Şeker ve Eren Erdem'in de aralarında bulunduğu bir heyet, Albatros koruluğunun satış olayını  görüşmek için Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'den randevu alınıyor.
Akgün bu randevuyu yapımı halen devam eden yeni belediye binasının en üst katına veriyor.
Zaten Albatros direnişçileri de buluşmayı sosyal medya adreslerinden bu şekilde duyuruyorlar:
Kamuoyuna önemli duyuru!
Albatros konusunda görüşmek üzere; Bölge milletvekillerinin de içinde olduğu bir heyet ile Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Cuma günü saat 17:00’de buluşacaklardır. Büyükçekmece sahilinde, dolgu alanı olmayan tek ortak alanımız; Albatros'umuzun satılıp betonlaştırılmaması; yeşil alan ilan edilmesi için 2 yıldır mücadele ediyoruz. Umarız Belediye Başkanı bu konudaki ısrarından vazgeçip, Büyükçekmece halkının talebini yerine getirir...

***


Düşünebiliyor musunuz?
CHP'li vekiller ve Albatros direnişçileri; 'tamam sayın başkan, sen bize neidiğü belirsiz dedin, sizi bir daha Albatros'a sokmayacağım dedin, ne yaparsanız yapın ben kafama koyduğumu yaparım dedin. Ama... Biz her şeye rağmen sağlıklı diyalog  kurulursa, sağlıklı görüşmeler oluşursa, kendi adımıza bir şey istediğimizden dolayı değil, Albatrosumuzu korumak adına yine de seninle görüşmemiz gerektiğini düşünüyoruz.' Diyerek Akgün'den randevu talep ediyor.
Akgün bu masum görüşmeyi, kıvrak zekası ile anında kendi menfaatine çevirmesini başarıyor ve; 'CHP İstanbul 3. Bölge Milletvekilleri Ali Şeker ve Eren Erdem’i Büyükçekmece Belediyesi’nin tamamlanmak üzere olan yeni hizmet binasında ağırlıyor.  Başkan Akgün, binanın teknik özellikleri hakkında bilgiler verdi’ şeklinde bir haberi basın bürosuna yazdırtarak, haberin içeriğine Albatros'un 'A'sını yazdırmadan, aynı haberi belediye web sitesinde, sosyal medya hesabında da yayımlatıyor.


***


Daha önce defalarca Akgün'ün benzer davranışlarına şahit olmamıza rağmen aynı haber maalesef web sitemizde ve gazetemizde de yayımlanıyor.
Yine daha önce defalarca, Büyükçekmece'de faaliyette bulunan bazı STK temsilcilerini, basın mensuplarını, siyasileri bu tür kıvrak zeka oyunlarına ve gerçek dışı davranışlarına alet eden Akgün bu defa iki tane pırıl pırıl milletvekilini de kullanmayı başarıyor.


***


Ve maalesef Akgün bunları yapmaya devam ederken o pırıl pırıl vekillerden birisi benim de yakın arkadaşım Ali Şeker sosyal medya hesabından şu paylaşımı yapıyor:
Merhaba. Bugün Haberdar gazetesinde (internet üzerinden) paylaşılan bir haber var: CHP Milletvekilleri yeni belediye binasını gezdiler.Ben, İstanbul Milletvekilimiz Eren Erdem, Albatros aktivisti Dursun Karakuş (Mahalle Muhtarı Alkış Barış'In sağlık sorunu nedeniyle katıldı), ilçe Başkanımız Hüseyin Gökbulak ile birlikte, tam da olması gerektiği gibi, Albatros konusunu konuşmak üzere belediye başkanımız ile görüşmeye gittik. Görüştük. Hasan Bey'e "Albatros'ta bir çevre duyarlılığı var. Bu sese kulak verin. Orayı dinlemeden, onlarla konuşmadan Albatros sorununu çözemezsiniz" dedik. Belediye başkanımızı dinledik. Diyalog çağrısı yaptık. Haberdar, haber"dar"lığını yapmış. Yerel gündemi meşgul eden önemli bir konuda, haberi "turistik" bir gezi gibi sunmalarını anlayamadık doğrusu.Ne diyelim? Bakış açısı işte... Kolay gelsin Mehmet Kardeş...


***


Tamam bu paylaşımda bana sitem etmiş ve biz oraya belediye binasını gezmeye değil Albatros'u konuşmaya gitmişiz demişsin ya sevgili vekilim. Aynı haber birçok yerde de yayınlandı hadi onları adam yerine koymadınız. Peki belediye web sitesinde de haber yayınlanmış olmasına rağmen bu paylaşımdan birinci derece sorumlu belediye başkanı Akgün'e ne dediniz?
Peki; Albatros'u görüşmeye gittiğinize dair görüşme öncesi sizin bir paylaşımınız veya duyurunuz oldu mu?
Peki; madem Albatros'u konuşmaya gittiniz. Habere konu o fotoğraflara ne demeli. Siz Akgün'ü tanımıyor musunuz? Bu pozların aynen de olduğu gibi başka tür haberlere malzeme olacağını kestiremediniz mi?
Biliyorum ortada Albatros gibi birçok Büyükçekmeceli yurttaşı ilgilendiren bir konu olduğu için arada bir bazı durumlarda taviz verelim. Ancak; siz bile iki saat süren toplantı sonrası yaptığınız açıklamada Akgün'den kendi beklentilerinizi yazmışsınız, oysa Akgün'ün bir tek ifadesini bile yazamamışsınız.
Sebebi basit. Arada iki milletvekili olmasa Albartos direnişçilerini belediyeye bile sokmayacak Akgün bu toplantıda sadece sizleri dinledi. Ama kafasında hala ne olursa olsun ben oraya o projeyi yapacağım düşüncesi hakim.


***


Neyse bu olayın yine de bizim açımızdan olumlu tarafı oldu ki bazı kararlar almamıza sebep oldu.
Bir; belediye bürolarından gelen haberlerin doğruluğuna güvenilmeyecek...
İki; bu haberleri yayınlamak için haberin her iki tarafına da ulaşılmaya çalışılacak...
Üç; önemli programlarda gazetemiz adına mutlaka muhabir bulundurulacak. Şayet muhabirimiz yoksa veya konu hakkında sağlıklı bilgimiz yoksa haber yayınlanmayacak.
Dört; bir haberin yayınlanmamış oluşu, yalan yanlış veya eksik yayınlanmış olmasından daha iyidir şeklindeki düşünceyi sık sık dillendireceğiz.
Beş; basın bültenlerinde bizleri yanıltan kurnaz siyasiler ile bu yanıltmalara alet olan saf siyasilerin tartışmalarında 'saf'lardan yana olacağız.
Altı; bir haberde amaç kamu hakkı, yurttaş hakkı, çevre hakkı, adalet hakkı gözetmekse kimsenin gözünün yaşına bakılmayacağı gibi gerekirse ortaya canımızı koyacağız.
Yedi; Aziz Nesin'in de dediği gibi, “Atla katır tepişir, olan eşeğe olur. Öyle zaman gelir, güçlüler birbirine girer, arada öküz bile başkan olur."  Sözünde illi da bir hayvan olunacaksa omurgasız 'öküz' olunacağına, 'eşek' olmak tercih edilecek.

YORUM EKLE