Hüküm'et!

 23 Ağustos'a kaldı yirmi günden az süre.
Anayasa gereği şayet hükümet kurulmaz ise 45 günlük süreden bahsediyoruz.
Peki Başbakan ve AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yeni hükümeti kurması için görevlendirildiği günden bu zamana neler oldu dersiniz.
Komisyonlar oluşuldu.
Ziyaretler yapıldı.
Müzakerelere devam edildi.
V.s.
 
***
 
Somut bir adım atıldı mı; hayır.
Net olarak bir gelişme oldu mu; hayır.
AKP - CHP veya AKP - MHP koalisyon hükümeti kurulmasına kesin gözle bakılıyor mu;hayır.
Geçici hükümet şuanda ülkeyi doğru dürüst yönetebiliyor mu; hayır.
Şayet Davutoğlu koalisyon görüşmelerini tamamladığında hükümeti kuramaz ise Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu veya MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi hükümeti kurmak için görevlendirecek mi; hayır.
Olası bir erken seçimde sağlıklı bir hükümet kurulması için ümidimiz var mı; hayır.
Bu kadar hayır cevabı olan seçenekler varken ülkenin huzur ortamında bulunması mümkün mü; ona da hayır.
Peki evet cevabı vereceğimiz seçenek ne olabilir?
Türkiye'nin acilen geçici hükümetten kurtulup temeli sağlam mutabakatlara dayanacak bir hükümete ihtiyacımız var mı; kesinlikle evet.
 
***
 
Geniş tabanlı, sağlam temellere dayalı bir hükümet ülkeye az da olsa huzur getirecek ml; evet.
Son bir aydır yaşadığımız iç savaşa gidiyoruz çığlıkları dinecek mi; evet.
Ülkenin üzerinde dolaşan kara bulutla dağılacak mı; evet.
Adı barış süreci olan içerisinde Kürt halkların sorunlarını barındıran sürece devam edilecek mi; evet.
Bu topraklar üzerinde nefes alan her bir yurttaş yeniden  el ele kol kola türküler söyleyebilecekler mi; evet. (En azından öyle olmasını umuyor muyuz; evet)
 
***
 
Peki şu, olumsuzluklara, karamsarlıklara, savaş çığlıkları atan canilere hükmetmesi gereken hükümet ne zaman kurulacak dersiniz.
Veya bu kadar olumsuzluğa, karamsarlığa, adaletsizliğe hükmetmesi gerekenler ne zaman gür sesini çıkaracak dersiniz.
Bir başka soru da şu; madem millet her şeyin hakimiydi, milletin her dediği emirdi.
İyi de bu millete soruldu ve millet söylemesi gerekeni söyledi.
O halde daha ne diye yaygara yapılıyor, gençler ölüyor, savaş çığlıkları atılıyor.
Hadi şu milletin emrini yerine getirin artık ne bekliyorsunuz.
Hadi hükümet, hükmet, acele et, koalisyon et.
Başka alternatif yok.
Başka yol yok.
Başka yol aramak bu millete ihanetten başka şey değil.



Teşekkürler Yalçın Bayer






Hürriyet'in en çok okunan yazarlarından Yalçın Bayer her zaman olduğu gibi yine köşesinde benim köşe yazıma yer vermiş.
Üstelik bu defa neredeyse köşesinin tamamını benim yazıya ayırmış.
Hal böyle olunca kendisine bir teşekkür etmeden edemedim.
Yalçın Bayer gibiler iyi ki de var.
İyi ki de yazıyorlar.
İyi ki de Hürriyet gibi gazetelerde yıllardır, okunuyorlar, sevgi saygı görüyorlar.
İyi ki de ülkenin en çok okunan gazetesinde yerelin sesine yer veriyorlar.
Sesimizin daha geniş kitlelere ulaşmasında yardımcı oluyorlar.
Bir kez daha teşekkürler Yalçın ağabey...
 
...
 
Not: Yalçın Bayer'in adı geçen yazısını okumak için tıklayınız:
http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/yalcin-bayer_42/festival-festi-yok_29719907 
YORUM EKLE