KALP BİYOGRAFİM

              Ben oldum:
              Deniz aşığı,
              Kahve aşığı,
              Fotoğraf aşığı,
              Kitap aşığı,
              Aşk aşığı oldum.
Ben hayatımda güzel olan her şeye âşık oldum.
Birçok zaman çelişik bir insan olduğumu düşünsem de 
Ben hiç kimseyi az sevmedim. 
Ya çok sevdim, ya hiç sevmedim.
Bir de ben hiç unutmadım, unutamadım.
Yaşadıklarımı, dostlarımı, arkadaşlarımı, anılarımı…
Hayatıma girenler ve çıkanlar oldu. Hayatıma dâhil olan anılarım oldu.
Küstüklerim, az aradıklarım ve hiç aramadıklarım da oldu. 
Ama ben onları hiç az sevmedim.
Hayal ettiklerim ve hayal kırıklıklarım oldu.
İnsandım ben…
Cam ve can kırıklarım da oldu.
Mesela gözleri…
Sanki gözlerine bakmıyordum da cam kırıklarının üzerinde yürüyordum. 
Öyle canımı acıtıyordu.
Gözleri… Çok çenebazdı…
Gözleri her baktığında milyonlarca cam kırığı hücum edercesine gözlerime batardı.
Bu yüzden ben, en çok yalnızlığı sevdim.
Yalnız bir kalpte, ruhum oldukça kalabalıktı!
Şimdi kolay bir yol daha buldum!
Özlediklerim ve beni özleyenlerle kitap satırları arasında buluştum.
Beni arayanlar bu satırların arasında buldular. 
Aradıklarım, kalemimden yazı oldu aktılar.
Ben kendime bir dünya kurdum.
Kitap sayfaları arasında gezindiğim ve gizlendiğim bir hayal dünyası.
Necibe’nin arkadaşı, Tufan’ın sevdalısı oldum. 
Ressam oldum, şiir oldum, şair oldum, roman oldum.
Hepsinden önemlisi aşk oldum, özlem oldum, hasret oldum.
Özlem dediğin nedir ki; bir bilgisayar, bir cep telefonu, en olmadı bir uçak, bir otobüs bileti. 
Ama ben gemileri seçerdim herhalde… 
Sevdiğim kişiye ulaşabilmek için denizleri aşmam gerekirdi ve beni ancak bu mutlu edebilirdi. 
Lakin ben bindiğim gemiyi yakardım mutlaka.
(Yeni romanımın son sayfa yazısı)
Kaynak: HABERDAR
YORUM EKLE