İki oturum halinde düzenlenen programda 150 öğrenci; söyleşiler, üretim odaklı atölyeler ve rehberli sergi turu aracılığıyla kültürel mirası çok yönlü bir deneyimle ele aldı. Festival, çocukların aktif katılımını merkeze alan yapısıyla kültürel mirasın yaşayan ve aktarılabilir bir alan olarak yeniden düşünülmesine zemin hazırladı. Kundura Hafıza tarafından çocuklara yönelik kültürel miras bilinci oluşturmak amacıyla düzenlenen Çocuk Kültür Festivali, 14 Nisan tarihinde Beykoz Kundura’da gerçekleştirildi. Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı ilkokullardan 150 öğrencinin katılımıyla iki oturum halinde gerçekleşen festival, gün boyu süren programıyla çocukları kültürel mirasın farklı boyutlarıyla buluşturdu.
“Kültürel Miras: Neden Koruyoruz? Nasıl Geleceğe Taşıyoruz?”
Festival programı, ukulele eşliğinde gerçekleştirilen çocuk şarkılarıyla başladı. Gün boyunca devam eden akış, çocukların aktif katılımını önceleyen içeriklerle şekillendi. “Kültürel Miras: Neden Koruyoruz? Nasıl Geleceğe Taşıyoruz?” başlıklı oturumlarda, Elbistan Müzesi’nden Müze Uzmanı Sevgi Düşgün ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Müze Araştırmacısı Merve Korkmaz, kültürel mirasın korunmasına dair temel kavramları çocuklarla paylaştı. Festival kapsamında gerçekleştirilen atölye çalışmaları, programın öne çıkan bölümleri arasında yer aldı. Karagöz-Hacivat maket yapımı, dokuma, mozaik, ahşap zanaat, “kendi şehrimi kuruyorum” maket çalışması ve kilden çivi yazısı tablet üretimi gibi farklı alanlarda düzenlenen atölyeler aracılığıyla çocuklar, geleneksel üretim tekniklerini deneyimleme ve geçmiş uygarlıkların izlerini yeniden yorumlama imkânı buldu.
Program dahilinde gerçekleştirilen “Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya” sergi turu ise rehberli anlatımlar ve “ara-bul & değerlendirme” etkinlikleriyle desteklendi. Bu kapsamda çocuklar, Beykoz Kundura’nın endüstriyel mirasını yerinde deneyimleme fırsatı yakaladı. Kundura Hafıza tarafından hayata geçirilen ve çocukların büyük ilgi ve heyecanla katıldığı festival, kültürel mirası yalnızca geçmişe ait bir birikim olarak değil; katılım yoluyla anlam kazanan, deneyimlenen ve aktarılabilen bir öğrenme alanı olarak ele aldı. Etkinlik, deneyim temelli yaklaşımların kültürel miras eğitimindeki etkisini ortaya koyarken, erken yaşta geliştirilen farkındalığın önemini de bir kez daha görünür kıldı.