Haberdar Gazetesi Kültür - Sanat “Kötü Portre: O Kadar Kötü ki, Çok İyi!”

“Kötü Portre: O Kadar Kötü ki, Çok İyi!”

Pera Müzesi’nin, Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinden ilhamla düzenlediği “Kötü Portre: O Kadar Kötü ki, Çok İyi!” başlıklı etkinlik, 10 Ocak Cumartesi, Pera Müzesi’nde gün boyu sürecek seanslarla gerçekleştirilecek.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Öğrenme Programları, ziyaretçilerini ağırlamaya devam eden Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinden ilhamla, sanatseverleri sanatın ekonomik ve estetik değerini sorgulamaya davet eden keyifli bir deneyime çağırıyor. İlki Aralık ayında düzenlenen “Kötü Portre: O Kadar Kötü ki, Çok İyi!” başlıklı programın ikincisi 10 Ocak Cumartesi günü Pera Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlik kapsamında gün boyu düzenlenecek farklı seanslarda katılımcılar, kendi “kötü portrelerini” sipariş ederek hem üretim sürecine dahil olacak hem de bir sanat nesnesiyle kurulan ekonomik ilişkiyi eğlenceli bir biçimde deneyimleyecek.

Etkinliğe ilham olan eser ve hikâyesi

Etkinliğin çıkış noktasında, Jake & Dinos Chapman’ın 2006 yılında Frieze Londra Sanat Fuarı’nda gerçekleştirdikleri Haz ve Kazanç için Resim Yapmak başlıklı işleri bulunuyor. Sanatçı ikilisi bu projede turistik alanlardaki para karşılığında portre çizdirme geleneğini sanat fuarı ortamına taşıyarak sanat–ticaret ilişkisini nükteyle görünür kılmış, sanatçıya atfedilen değer, spekülatif ekonomi ve kurumların rolü üzerine tartışma açmıştı. Ortak Duygular sergisinde yer alan, dönemin British Council Görsel Sanatlar Direktörü Andrea Rose’un portresi de bu eleştirel yaklaşımın dikkat çeken örneklerinden biri olarak izleyicilerle buluşuyor.

Katılımcılar kendi “kötü portrelerini” sipariş edecek

Bu eserden yola çıkarak düzenlenen programda katılımcılar önce söz konusu eseri yakından inceleyerek sanatçıların yaklaşımını keşfedecek. Ardından benzer bir süreçten geçerek kendi “kötü portrelerini” yaptıracaklar. Böylece, sanatçı–izleyici–eser ilişkisi mizahi bir çerçevede yeniden ele alınırken, katılımcılar da ilişkiyi bizzat deneyimleyecekler. 

“Kötü Portre: O Kadar Kötü ki, Çok İyi!”, mükemmeliyet baskısını kırarak kusurun samimiyetini ve beklenmedik sonuçların yarattığı özgürleştirici etkiyi görünür kılıyor. Katılımcılar müzeden, tam da bu nedenle “çok iyi” olan kötü portreleriyle ayrılıyor.

Seanslar*:

10 Ocak  2026 

11.00-12.00

12.00-13.00

14.00-15.00

15.00-16.00

16.00-17.00

17.00-18.00

* Seanslar 6 kişiliktir.

Kötü Portre Hakkında 

Kötü Portre, başlangıçta herhangi bir sanatsal disiplinin parçası olma iddiası taşımıyordu; hatta açıkça söylemek gerekirse, hiçbir şey olma iddiası bulunmayan bu fikir, muzır bir sanatçının bir gün tamamen eğlencesine, elinde birkaç boya ve mucize eseri ayakta duran bir işporta tezgâhının üzerine “Kötü Portre Yapılır” yazmasıyla başladı. Bunu yaparken çevrede dolaşan insanları birkaç dakikalığına ciddiyetten kurtarma arzusu vardı; ortaya çıkan portreler de bunun birer kanıtı oldular. Bazı izleyiciler, portreleriyle kendileri arasındaki benzerliği bulamayarak rahatladı, bazıları Ressamın amacından çok kontrolsüzlüğü tarafından şekillenen çizgileri bozuk, kompozisyonu dağınık ve portrenin modele benzemediği kusurlu resimler, Kötü Portre kimliğinin çekirdeğini oluşturdu. Bu özensizlik zamanla yalnızca üretimi değil, ressamın psikolojisini de biçimlendirdi. Böylece tuhaf kararlar, gereksiz hezeyanlar ve rastgele bir çalışma disiplini benimseyen Kötü Portre personası ortaya çıkmaya başlamış oldu. 

Zaman içinde Kötü Portre, sokak kökenli bir şaka olmaktan çıkarak güzellik ve doğruluk gibi beklentileri tamamen ıskalayan, estetik beklentilerin kırılmasına aracılık eden bir deneyime dönüştü. Her portrenin öngörülemez oluşu, izleyiciye kusurun samimiyetini, kontrol kaybının özgürlüğünü ve mükemmellik baskısının aslında ne kadar komik bir icat olduğunu hatırlattı. Ciddi bir ortama taşındığında bile kökenindeki o çıplaklık, o işporta enerjisi hiç kaybolmadı; masa yine sallanıyor, çizgiler hâlâ dağınık, sonuç ise her zaman beklentinin altında. Ortaya çıkan şey bir yandan saçma, bir yandan samimi, bir yandan da tam yerli yerinde.

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *