Saraçoğlu, izleyiciyi katmanlı bir anlatı alanına davet eden Untold Tales’in oluşum sürecini aktarırken “Mekânını ve öznesini kaybetmiş anlamların, itiraf edilemeyenin, dilde karşılığı olmayanın, sessiz faciaların, hükümsüzün, kayıpların, anlatılmaya değer bulunmayanın, ötekine masal gibi gelenin izini sürdüm” diyor.
Çağdaş sanat ortamında kuşaklar üstü bir konuma sahip sanatçılar arasında yer alan Yonca Saraçoğlu, Untold Tales sergisinde üslubunu kavramsal ve biçimsel olarak daha ileri bir estetik eşikte yeniden konumlandırıyor. Sanatçının belirli renklere odaklanarak kurduğu yeni ifade alanı, serginin en dikkat çekici yönlerinden birini oluşturuyor.
Önceki dönemlerde geniş bir renk paletiyle çalışan Saraçoğlu, bu seride daha az renkle ulaştığı buğulu imgeler aracılığıyla hafızaya yönelen bir anlatım geliştiriyor. Anlatılmamış hikâyelerin eksikliğinden değil, onların tüketilmeye direnç gösteren varlıklarından doğan Untold Tales, sessiz olduğu kadar güçlü, sade olduğu kadar derin bir anlatı sunuyor.
“Bir ‘yalnızgezer’ olarak çeviride yok olanın, dile getirilemeyenin, sözsüz ve sessiz kalmışlığın peşine düştüm”
Sanatın misyonunu, ötekinin varlığını hatırlatmak, empati duygusunu güçlendirmek ve bunların da ötesinde “ütopya inşacılığı" olarak tanımlayan Yonca Saraçoğlu, Untold Tales sergisinin vücut bulma sürecinde yaşadığı duyguları şu sözlerle ifade ediyor:
“Kendi yolculuğumun bu evresinde eğri büğrü, kat kat gömülü kadim bir kentte canlanıp bilinçlenmiş olmanın etkisiyle çok sevdiğim, farazi, hayal edilmiş, kaçılmış, yaşanmış, mistik, gizemli, ütopik, vahşi, ruhsal, denetlenemeyen -size gerçeküstü, bana gerçek- mekânlarıma geri dönerken bir yandan da çeviride yok olanın, dile getirilemeyenin, sözsüz ve sessiz kalmışlığın peşine düştüm. Mekânını ve öznesini kaybetmiş anlamların, itiraf edilemeyenin, dilde karşılığı olmayanın, sessiz faciaların, hükümsüzün, kayıpların, anlatılmaya değer bulunmayanın, ötekine masal gibi gelenin izini sürdüm.
Bir ‘yalnızgezer’ olarak sarı ve morun da eşlik ettiği mavi yeşil bir armoninin buğulu, puslu, belirsiz, düşsel atmosferinde kaybolarak dolandığım labirentlerde, rastladığım gölgelere kasıtsız sorular sordum. Aramadığımı buldum, bulamadığımı hâlâ arıyorum…”
27 Şubat’a kadar Galeri Işık Teşvikiye’de sanatseverlerle buluşacak olan Untold Tales, Pazartesi’den Cuma’ya 10.00-20.00, Cumartesi günleri 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz gezilebilir.