Manipülasyon ve gerçekler...

 Manipülasyon bu günlere o kadar uyan bir kelime ki.
Hele manipülasyon yapan kişiye denilen 'manipulatör' kelimesi ise tabiri caizse cuk oturur bazılarının üstüne.
Siyasetçisi.
Basın mensubu.
Bürokratı.
İş adamı.
Esnafı.
Spor adamı.
Sıradan vatandaş...
Bunlardan o kadar var ki say say bitmez.
*
Hemen hemen her ortamda birilerini suçlayanlar.
Birilerine iftira atanlar.
Birilerini karalayanlar.
Birilerini lekeleyenler.
Birilerine çamur atanlar.
Herif bir de attığı çamuru; 'çamur at izi kalsın' diye de mubah hale taşımaya kalkmıyor mu?
Bunu tarif etmeye kelime bulmak imkansız.
*
Manipülasyon; birisi ile özel hesaplaşması olanın ilk aklına gelen kelimedir.
Siyasi rekabet yaptığına yapar.
Ticari rekabet yaptığına yapar.
Mesleki rakip gördüğüne yapar.
Ahlak tanımaz; 'manipulatörler.'
Yasa tanımaz.
Kural tanımaz.
İsim ayırmaz.
Varsa yoksa bunların amacı rakip gördüklerini itibarsızlıştırmaktır.
Varsa yoksa bunların amacı hedeflerine kilitlenmek ve karşıdaki kurum ve kişileri al aşağı etmeye çalışmaktır.
*
Peki başarılı olurlar mı dersiniz.
Ne yazık ki çoğunlukla hedeflerine ulaşırlar.
Ne yazık ki yalandan ve dedikodudan beslenen zümreleri etkilerler.
Ne yazık ki özellikle duygusal ve amatör isimlerde kesin muvaffak olurlar.
Ve ne yazık ki bunların ne zaman nerede, hangi şartlarda karşınıza çıkacaklarını kestirmeniz çok güç.
*
En tepedeki yönetici de çıkar birilerini 'manipule eder'
En alt kesimdeki bir yurttaş da...
En sorumluluk sahibi de bu yola baş vurur.
En boş işlerle uğraşanı da...
Varsa yoksa hedef ezmek.
Yok etmek.
Psikolojik baskı yapmak.
Yalan dolan söylentiler icad etmek.
Hedefe koyduğu isimleri veya kurumları itibarsızlaştırmak...
*
Örnek mi istiyorsunuz.
Alın size X spor kulübü başkanı için her gün yazılan, çizilen, konuşulanlara.
Alın size X siyasi parti genel başkanı için; yazılan, çizilen, konuşulanlara.
Alın size X belediye başkanı için; yazılan, çizilen, konuşulanlara.
Veya alın size X medya mensubu, gazetecisi, köşe yazarı, gazete sahibi, televizyoncusu, televizyon sahibi için; yazılan, çizlen, konuşulanlara.
Bunlardan o kadar var ki...
*
Burada aklıma sık sık duyduğumuz Shakespeare'a ait; 'Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu var' sözü gelse de...
Yine ne yazık ki gerçekler ortaya çıkana kadar çoğu zaman da iş işten geçiyor.
Atı alan Üsküdar'ı da geçiyor.
Olanlar oluyor.
Acı çekenin, mağduriyet yaşayanın, haksızlığa uğrayanın yaşadıkları yanına kar kalıyor.
Bir anlamda manipulatörler de amaçlarına ulaşıyorlar.
*
Son söz olarak yine şunu söyleyelim; vicdandan, ahlaktan, edepten, haktan, hukuktan yoksun olanlara karşı tedbirli olmaktan, dua etmekten başka şey gelmiyor aklıma.
Kiminle nerede ne zaman karşılaşacağımızı kestiremiyoruz.
Ancak çoğu zaman işi ilahi adalete havale etsek de zaman zaman kötü insanların da bu dünyada bile cezasız kalmadıklarına şahit olabiliyoruz...
Ne diyelim.
Allah tüm iyi insanları, iyi olmayanların şerrinden korusun...
YORUM EKLE