Haberdar Gazetesi Spor İstanbul, Dünya Futbolunun Yeni Merkezi Oluyor

İstanbul, Dünya Futbolunun Yeni Merkezi Oluyor

Görevde geçirdikleri iki yılı değerlendiren TFF Başkanı Hacıosmanoğlu, futbolda adalet vurgusu yaparak hem saha içinde hem de ekonomik alanda ulaşılan tarihi başarıların şifrelerini paylaştı.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Olağan Mali Genel Kurulu, Ankara JW Marriott Hotel'de yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Genel kurulda kürsüye çıkan TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Türk futbolunun mevcut durumunu, elde edilen başarıları ve gelecek projeksiyonlarını içeren kapsamlı bir konuşma yaptı. Futbolun tüm bileşenlerine teşekkür ederek sözlerine başlayan Hacıosmanoğlu, bu genel kurulun sadece finansal bir bilanço ibrazı olmadığını, aynı zamanda ay-yıldızlı ekibin küresel sahneye dönüş yürüyüşünün bir muhasebesi olduğunu dile getirdi.

Küresel Arenada Tarihi Yükseliş: "Hedefimiz Kalıcı Olmak"
A Milli Futbol Takımı'nın 24 yıllık aranın ardından Dünya Kupası vizesi almasının Türk milleti adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Hacıosmanoğlu, bu başarının tesadüf olmadığını ve sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Başarıda pay sahibi olan Teknik Direktör Vincenzo Montella ve oyuncuları tebrik eden TFF Başkanı, küresel hedefleri şu sözlerle özetledi:

“Bu tarihi başarının mimarları teknik direktörümüz Vincenzo Montella ve futbolcularımıza, emeği geçen herkese milletimiz adına teşekkür ediyorum. Ancak Dünya Kupası'na katılmak bizim için sonuç değil, yeni bir başlangıçtır. Hedefimiz, yalnızca turnuvalarda yer almak değil, büyük organizasyonların kalıcı ve güçlü ülkelerinden biri olmaktır. Milli takımımız göreve geldiğimiz dönemde FIFA dünya sıralamasında 27. sıradayken bugün 22. sıraya yükselmiş durumdadır. Dünya Kupası'nın ardından tarihimizde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek olmamız da bu büyük yükselişin önemli göstergelerinden birisidir. Aynı gelişimi kadın futbolunda da görüyoruz. A Milli Kadın Takımımız bizim dönemimizde FIFA sıralamasında 69. basamaktayken bugün 49'unculuğa yükselmiştir. Tarihimizde ilk kez Dünya Kupası play-off'larını garantileyen Kadın Milli Takımımızı tebrik ediyorum. En büyük hedeflerimizden biri de Kadın Milli Takımımızı, Dünya Kupası sahnesinde görmek ve ülkemizi en üst seviyede temsil etmesini sağlamaktır.”
Başkan Hacıosmanoğlu, sportif başarıların kalıcı olabilmesi için mali yapının da aynı ölçüde güçlü olması gerektiğine dikkat çekti. Son bir yılda yürütülen agresif pazarlama ve sponsorluk stratejileri sayesinde federasyon tarihinin en yüksek gelir seviyelerine ulaşıldığını aktaran Hacıosmanoğlu, alt liglerin naklen yayın hakları konusunda da bir ilke imza attıklarını belirtti.

"Sürdürülebilir başarı ancak güçlü futbol ekonomisiyle mümkündür. Bu anlayışla hareket ederek son bir yılda milli takımımızın sponsor ağını daha da genişlettik. Alanlarında lider 11 yeni markanın katılımıyla toplam sponsorluk sayımızı 32'ye çıkardık. Bu rakam Türkiye Futbol Federasyonu tarihindeki en yüksek sponsorluk sayısıdır. Gerçekleştirdiğimiz marka işbirlikleriyle yaklaşık 1.7 milyar liralık ekonomik değer oluşturduk. Ayrıca ilk kez 2. ve 3. lig müsabakalarının yayın anlaşmalarını gerçekleştirerek futbolumuzun görünürlüğünü ve ekonomik değerini artırdık."

İstanbul, Dünya Futbolunun Yeni Merkezi Oluyor
Türkiye'nin uluslararası futbol diplomasisindeki gücünün her geçen gün arttığını ifade eden Hacıosmanoğlu, UEFA ve FIFA ile yürütülen kurumsal ilişkilerin meyvelerini vermeye başladığını müjdeledi. Tüpraş Stadı'nda başarıyla gerçekleştirilen UEFA Avrupa Ligi finalinin ardından, gelecekteki dev organizasyonların da Türkiye'de sahne alacağını hatırlatan TFF Başkanı, nihai hedefin Dünya Kupası ev sahipliği olduğunu duyurdu:

"Bugün, FIFA ve UEFA'nın çeşitli kurullaceted daha etkin temsil edilen bir Türkiye var. UEFA'nın Londra ve Brüksel'den sonra 3. temsilciliğinin İstanbul'da açılması bu vizyonun en somut sonuçlarından biridir. FIFA'nın da İstanbul temsilciliğinin açılması noktasında çalışmalarımız devam ediyor. Değerli dostum Infantino'nun İstanbul ziyaretlerinde başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili makamlarla yer tahsisi konusu görüşmelerini gerçekleştirdik. En kısa süre içerisinde FIFA'nın temsilciliğinin de İstanbul'da açılışını gerçekleştireceğiz."

"2027 Konferans Ligi finali ve 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası ile önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağız. 2032 Avrupa Şampiyonası'nı düzenleyecek bir ülke olarak en büyük hedeflerimizden biri de Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmaktır. Bu vizyon kapsamında çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz."

Altyapıda Büyük Dönüşüm ve Hakemlikte Kadın Çağı
Türk futbolunun geleceğini inşa etmek adına altyapı kulüp ve lisanslı oyuncu sayılarında devasa bir artış yakaladıklarını rakamlarla ortaya koyan Hacıosmanoğlu, yeşil sahalardaki tartışmalı iklimi değiştirmekte kararlı olduklarını söyledi. Hakemlik müessesesinin gelişimine yönelik yatırımların sürdüğünü ve adalet odaklı bir yapı kurmayı amaçladıklarını belirterek şunları kaydetti:

"Göreve geldiğimizde gelişim liglerinde 99 profesyonel kulüp ve yaklaşık 8 bin lisanslı oyuncu bulunuyordu. Bugün ise bu sayıyı 247 kulüp ve 18 bin lisanslı oyuncuya çıkardık. Yıllık maç sayısını 5 binden 16 bin 500'e yükselttik. Hedefimiz önümüzdeki dönemde 300 kulüp ve 25 bin lisanslı oyuncuya ulaşmaktır. Bu rakamlar yalnızca büyümeyi değil, Türk futbolunun oyuncu üretim kapasitesinin büyük dönüşümünü ifade etmektedir."

"Hakemlerin değil futbolun konuşulduğu bir iklim oluşturmak istiyoruz. Bu nedenle hakem eğitimine, gelişimine ve kurumsal yapısına özel önem veriyoruz. Genç hakemlerimizi destekliyoruz. Kadın hakemlerimizin daha fazla sorumluluk üstlenmesini teşvik ediyoruz. 22 yıl aradan sonra bir kadın hakemimizin Süper Lig'de görev alması anlayışımızın bir sonucudur. Arzumuz kadın hakemlerimizin, Türk futbolunun her seviyesinde daha görünür ve daha etkin rol üstlenmesidir."

"Güçlünün Değil, Haklının Yanındayız"
Konuşmasının kapanış bölümünde Türk futbol kamuoyuna net mesajlar veren İbrahim Hacıosmanoğlu, yönetim anlayışlarının temelinde adalet, eşitlik ve kulüplerin emeğine saygı olduğunun altını çizdi. Popülist yaklaşımlardan uzak, kalıcı bir sistem inşa etmek için çalıştıklarını ifade eden TFF Başkanı, devlet kademelerine ve tüm futbol paydaşlarına teşekkür ederek konuşmasını noktaladı:

"Kararlarımızı kişilere göre değil, Türk futbolunun ortak menfaatlerine göre aldık. Bundan sonra da aynı anlayışla çalışmaya devam edeceğiz."

"İki yıl önce Türk futbolunun yönetimini bizlere emanet ettiniz. Bu emaneti her zaman büyük bir sorumluluk ve vicdanla taşıdık. Kararlarimizi kişilere göre değil, Türk futbolunun ortak menfaatlerine göre aldık. Bundan sonra da aynı anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Şunu herkesin bilmesini isterim ki bizler varlık sebebini makamlarına borçlu olanlardan değiliz. Biz güçlünün değil, her zaman haklının yanındayız. Bizim, kendilerini büyük görenlerle iyi geçinerek bu koltuklarda daha uzun kalma gibi bir derdimiz asla olmamıştır, olmayacaktır. Biz koltukları işgal etmeye değil, inşa etmeye geldik. Bizler makamların değil, Türk futbolunun hizmetkarıyız. Bizim için her kulübün alın teri ve emeği kutsaldır. Bu kutsalı korumak asli görevimizdir. Futbol ailesinin her kulübü ve başkanı bizim nezdimizde eşit ve aynı değere sahiptir. Yaklaşımımız her zaman bu yönde olmuştur, bu yönde de olmaya devam edecektir. Şunun altını tekrar çizmek istiyorum ki Türk futbolunun geleceğini ve marka değerini 'hep bana' diyerek değil, ortak akılla ve bir araya gelerek inşa edebiliriz. Sözlerime son verirken başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak'a, sponsorlarımıza, yayıncı kuruluşlarımıza, kulüplerimize, sporcularımıza, teknik ekiplerimize ve futbol ailesinin tüm fertlerine teşekkür ediyorum."

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *