Teğet...

 Teğet geçmek.
Hafiften dokunmak.
Zarar vermeden, yere düşürmeden deyip geçmek.
Bildiğin 'taciz' olayı.
Tacizcilerin her yılbaşında Taksim'de denediği ve kameralara yakalanarak yakayı ele verdikleri olay.
Matematikte ise 'teğet' şöyle tanımlanır: Bir eğrinin yanından geçen ve ona ancak bir noktada değen doğru.
Çok şükür her krizde sık sık kullandığımız bu kelimeyi bugünlerde de ezberler olduk.
Hani kriz olmasa belki ömrü billah duymayacağımız teğet kelimesi o kadar dünyamıza giriyor ki artık günlük hayatımızda da kullanır olduk.
Adres tarif ederken.
Garsona sipariş verirken.
Spor müsabakalarını yorumlarken.
Gribal enfeksiyona karşı savunmada bulunurken.
Platonik ilişkileri sorgularken.
Gelsin teğet gitsin teğet.
*
Fikir ayrışmalarımız oldu, renk ayrışmalarımız oldu, coğrafi ayrımlaşmalarımız oldu, siyasi görüş farkılılıklarımız oldu, kimliksel farklılıklarımız oldu, ekonomiksel ayrışmalarımız oldu, bölgesel farklılıklarımız oldu; bölündük.
Ama olsun, Allah'tan kriz bizi teğet geçti.
Bölünmeler ne ki!
*
Darbelere maruz kaldık.
Çatışmanın, savaşın eşiğinden döndük.
Paramız değer kaybetti, malımız mülkümüz azaldı, canlarımızı şehit verdik, düşman kazandık, dost kaybettik.
Eksildik.
Olsun!
Buna da şükür!
Kriz bizi teğet geçti ya!
*
Acıları topladık.
Yaralarımızı topladık.
Kayıplarımızı topladık.
Sorunlarımızı topladık.
Artı, eksi gidince.
Kala kala elimizde bir teğet kaldı.
Olsun!
Buna da şükür!
Kriz bizi teğet geçecek ya!
*
Doları her gün sent üzerinden binlerce kuruşla çarptık.
Avroyu metelik cinsinden trilyonlarla çarptık.
Altını yastık altı cinsinden onslarla çarptık.
Faizi binde sıfır onda beş üzerinden hazine bonosu ile çarptık.
Vadeli hesap açtık çarpıldık.
Vadesiz hesap açtık bölündük.
Kur hesabı yaptık dağıldık.
Efektik hesabı yaptık kümelendik.
Boras oynadık kazıklandık.
Konvertibilite, konvertibilite tanelere ayrıldık.
Gün içerisinde defalarca dolar bazında rekorlar atlattık.
Avro bazında doping atlattık.
Ama olsun...!
Kriz bizi teğet geçecek ya, hiçbir şeyimiz kalmaz!
*
AB'ye borcumuzu bitirdik zannettik.
Evet doğrudur.
Ülke olarak bitirdik millet olarak daha fazla borçlandık.
Yollar yaptık, köprüler yaptık, geçitler yaptık.
Evet doğrudur, biz yaptık ama kendi yaptığımız kendimize kazık derecede pahalı geldiği için kullanmaktan imtina ediyoruz.
Neyse olsun, bu da olsun...!
Kriz bizi teğet geçecek ya...!
*
Anlayacağınız hafiften dokunmak tabiri anlamına gelen teğet geçme iyi ki de hayatımızda var.
Alim Allah ya olmasa!
Ya hafiften dokunmak yerine bir de şöyle böyle dokunsa.
Cart diye ortamızdan geçse.
Hani fortçuların her yılbaşında Taksim'de denediği ve kameralara yakalanarak yakayı ele verdikleri taciz olayına benzetmiştik ya teğet geçmeyi.
Bunun tersi taciz değil 'tecavüz' olur ki...
Aman ha...
Neyse neyse biz en iyisi yine teğet geçmeye razı olalım...!
Ne olur, ne olmaz...!
Evet evet bu kriz de bizi teğet geçecek...!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Mert Arşivi