VE SEN HEP BİR KANGURU OLMAK İSTERSİN


İlk annelik!

Unutulmaz!

Bir kere yaşanır, tekrarı olmaz.

Hamilelik zor zanaattır. Yaşayan bilir, yaşamayan anlamaz. Sanırsın hiç doğuramayacaksın, o hep kalacak orada. Tüm insanlar kötü gibi gelir sana. 15 yaşında ergen bunalımı sarar içini. Sonradan senin bile inanamayacağın hareketler yaparsın. Ruh halin, çocukluktan kadınlığa, kadınlıktan yaşlı bir nineye ve son surat bir ergene dönüşebilir.

Dünyanın en çirkin kadını sensindir.

Dünyanın en şişko kadını da sensindir.

Miden yediğin her şeyi sürekli inkar etmektedir.

Gözü aç, çılgın bir mide ile baş etmeye çalışan nefsin çok büyük savaşlar verir.

Bebek her oynayışında gülersin, kimi zaman acı çektim zannedersin. Hep onu merak edersin.

Herkese dokuz ay gelen o dönem, sana dokuz yıl gibi gelir.

Üzerinde hep otuz kilo ağırlık taşımışçasına yorgun hissedersin kendini.

Herkes gezip, görüp, eğlenirken, sen bir koltukta kıvrılıp uyumak istersin. Bu hep böyle olacak gibi zannettiğin için gözyaşlarını da sel edersin.

İnsanlar seni asla anlayamıyorlar gibi gelir hatta kimi zaman kendini terkedilmiş ve dışlanmış bile hissedersin.

Biliyor musun?

Bir gün, o hiç gelmeyecek zannettiğin doğum günü gelir ve bebek dünyaya gelir.

Yeni bir dünya!

Önce canına düşen damla, şimdi düşer kucağına.

Ağlar, ağlarsın!

Minicik eliyle parmağına yapışır, yumuk gözlerini açar açar kapatır.

Gözleri gözlerine kilitlenirken, ruhu ruhunda gezinir.

O uyanacak diye yanında hapşıramazsın bile.

Ve sen hep bir kanguru olmak istersin.

Hormonların sert virajları aşmıştır, şimdi düz yolda boşa alma zamandır hayatı.

Aslan sütü değil ama anne sütü dolaşır bedeninde ve ruhun çakır keyiftir.

Anne sütü bebeği uyutur, beyni uyuşturur. Rahatlarsın!

Sancılarından doğan bir acı böyle de mutluluk verir...

Ağlarsın!

Ve sen hep bir kanguru olmak istersin.
Bebek doğar, büyür, okula gider, askere gider, başka yerlere gider, evlenir evinden gider ve sen hep bir kanguruya imrenirsin. 
Keşke hep içimde kalsaydı dersin.
Kaynak: HABERDAR
YORUM EKLE