Sınai haklar alanında uzun yıllar boyunca hızın önemli bir rekabet unsuru olarak görüldüğünü belirten Destek Patent CEO’su Faruk Yamankaradeniz’e göre, özellikle başvuru süreçlerinde hızlı hareket etmek hâlâ önemli. Çünkü doğru zamanda yapılan bir başvuru, şirketlerin hak sahipliğini güvence altına alması açısından kritik rol oynuyor.
“Başvuru süreçlerinde hızlı hareket etmek hâlâ büyük önem taşıyor. Doğru zamanda yapılan bir başvuru, bir markanın ya da buluşun korunması açısından belirleyici olabiliyor. Ancak itiraz süreçlerinde zaten tanımlı süreler bulunduğu için hız tek başına belirleyici bir unsur değil. Bugün geldiğimiz noktada, dijitalleşmeyle birlikte pek çok oyuncu benzer hızlara ulaşabiliyor. Bu nedenle artık asıl farkı yaratan unsur hızdan çok, doğru stratejiyi kurabilmek.”
Sınai haklar artık şirket stratejisinin bir parçası
Yamankaradeniz’e göre sınai haklar artık yalnızca hukuki bir koruma mekanizması değil, şirketlerin büyüme stratejisinin önemli bir parçası haline gelmiş durumda.
“Yatırımcılar bugün bir şirketi değerlendirirken yalnızca finansal tablolarına bakmıyor. Markaların hangi ülkelerde korunduğuna, patent portföyünün ne kadar güçlü olduğuna ve bu hakların nasıl yönetildiğine de dikkat ediyor. Çünkü sınai haklar artık şirket değerini doğrudan etkileyen stratejik varlıklar haline geldi. Bu nedenle sınai haklar yönetimi şirket stratejisinden bağımsız düşünülemez.”
Geleceği doğru okumak rekabette belirleyici olacak
Teknolojik dönüşümün hızlanması ve küresel ticaretin sınırlarının genişlemesiyle birlikte şirketlerin sınai haklar stratejilerinin de daha öngörülü şekilde kurgulanması gerektiğini ifade eden Yamankaradeniz, yeni dönemde en kritik unsurun geleceği doğru okumak olduğunu söyledi.
“Bugün yalnızca hızlı hareket etmek yeterli değil. Hangi pazara açılacağınızı, hangi ürün grubuna odaklanacağınızı ve hangi ülkelerde nasıl risklerle karşılaşabileceğinizi öngörmek gerekiyor. Doğru ülkede, doğru kapsamda ve doğru zamanlamayla konumlanmak; birkaç gün erken hareket etmekten çok daha değerli hale geliyor. Bu nedenle sınai haklar stratejileri artık daha bütüncül ve öngörüye dayalı şekilde kurgulanmalı.”
Küresel ticaret hedeflerinde şirketlerin yanında
Teknolojinin hızla gelişmesi ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte sınai haklar ihlallerinin de farklı boyutlar kazandığına dikkat çeken Yamankaradeniz, şirketlerin bu alanda daha proaktif bir yaklaşım benimsemeleri gerektiğini vurguladı. “Bugün yalnızca hakları tescil ettirmek yeterli değil. Bu hakları sürekli izlemek, ticari hedeflerle ilişkilendirmek ve gerektiğinde hızlı aksiyon alabilecek bir yapı kurmak gerekiyor. Önümüzdeki dönemde sınai haklar yönetimi daha veri odaklı ve daha stratejik bir zemine oturacak.”
Destek Patent olarak bu dönüşümü yakından takip ettiklerini belirten Yamankaradeniz, şirketlere yalnızca operasyonel destek sunmakla kalmadıklarını da ifade etti. “Biz sınai hakları yalnızca teknik bir süreç olarak görmüyoruz. Şirketlerin ticari büyüme hedefleriyle birlikte ele alınması gereken stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz. Şirketler dünyanın neresinde faaliyet gösterirse göstersin, ticaretlerini büyütme hedeflerinde yanlarında olmayı ve doğru sınai haklar stratejileriyle bu yolculukta onlara destek olmayı amaçlıyoruz.”
