Usta sanatçı, yılın başında Ankara turnesi sırasında yaşadığı kalça kırığının ardından artan sağlık sorunlarıyla mücadele ediyordu. Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Göktay’ın, yaşadığı tüm sağlık sorunlarına rağmen yeniden sahneye çıkma ve seyircisiyle buluşma umudunu koruduğu belirtildi.
Kızı Zeynep Göktay Dilbaz, babasının vefatının ardından yaptığı açıklamada, onun yaşama sevincini ve çevresine duyduğu merakı son ana kadar kaybetmediğini ifade etti. Aile, bu süreçte sanatçıyı arayan, soran ve yanında olan herkese teşekkür etti.
Bir rolün ötesinde, 28 yıllık bir tiyatro hafızası
Zihni Göktay’ın adı, Türk tiyatro tarihinde özellikle “Lüküs Hayat” ile özdeşleşti. Cemal Reşit Rey’in müziği, Ekrem Reşit Rey’in metniyle Cumhuriyet dönemi sahne tarihinin en önemli eserlerinden biri olan operette tam 28 yıl boyunca rol alan Göktay, yalnızca uzun soluklu bir performansa imza atmadı; kuşaklar boyunca değişen seyirciyle aynı sahne üzerinden bağ kurdu.
1945 yılında İstanbul’da dünyaya gelen sanatçı, profesyonel tiyatro kariyerine 1964’te Ankara Meydan Sahnesi’nde başladı. 1973 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’na katıldı. Burada geçen uzun sanat yaşamı boyunca 72 oyunda rol aldı.
1978 ile 1996 yılları arasında İstanbul Radyosu Radyo Tiyatrosu’nda da yönetmen ve oyuncu olarak görev yapan Göktay, sinema ve televizyon çalışmalarının yanı sıra seslendirme alanında da iz bıraktı.
Tuluat geleneğinin yaşayan temsilcilerindendi
Zihni Göktay’ı yalnızca “usta oyuncu” tanımıyla anlatmak eksik kalıyor. O, geleneksel Türk tiyatrosunun doğaçlama gücünü modern sahne disipliniyle buluşturan; tuluat geleneğini, kavuklu ruhunu ve seyirciyle doğrudan temas kuran oyunculuk biçimini uzun yıllar boyunca yaşatan isimlerden biriydi.
Sahnede metnin sınırlarını bilen, aynı zamanda o sınırların içinde özgürce hareket edebilen bir oyuncuydu. Seyircinin nabzını tutan, salonun havasını hisseden ve her temsilin kendi canlı ritmini kurmasına izin veren bir tiyatro anlayışını temsil ediyordu.
Bu nedenle Zihni Göktay’ın kaybı, yalnızca sevilen bir oyuncunun vedası değil; Türkiye’nin sahne hafızasında onlarca yıla yayılan bir dönemin eksilmesi anlamına geliyor.
Ardında 60 yılı aşan bir sanat yaşamı, onlarca oyun, unutulmaz roller ve birkaç kuşağın ortak hafızasına yerleşmiş bir sahne mirası bıraktı.
Zihni Göktay, Türk tiyatrosunun perdesi kapansa da sesi salonda kalmaya devam eden ustalarından biri olarak hatırlanacak.