Haberdar Gazetesi Yaşam Türkiye'de yaygın ruhsal sorunlar: Depresyon ve kaygı

Türkiye'de yaygın ruhsal sorunlar: Depresyon ve kaygı

Türkiye'de son bir yılda ruhsal sorun yaşayan yetişkinlerin oranı yüzde 17,4.

1-31 Mayıs Ruh Sağlığı Farkındalık Ayı kapsamında değerlendirmelerde bulunan DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatri Uzmanı Dr. Çağlar Açıkgöz, ruh sağlığının önemine ve toplumda en sık karşılaşılan sorunlara dikkat çekti. Ruh sağlığının tanımına değinen DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatri Uzmanı Dr. Çağlar Açıkgöz, “Dünya Sağlık Örgütü ruh sağlığını sadece zihinsel bir bozukluğun olmaması değil, bireyin kendi potansiyelini fark edebildiği, yaşamın normal stresleriyle başa çıkabildiği, verimli ve üretken çalışabildiği ve içinde yaşadığı topluma katkıda bulunabildiği bir iyilik hali olarak tanımlar. Kısaca, sadece hasta olmamak değil, aynı zamanda dengede, huzurlu ve işlevsel olabilmektir” diyor.
 


Ruh sağlığını etkileyen birçok faktör var


Ruh sağlığının tek bir nedene bağlı olmadığını ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Çağlar Açıkgöz, “Kayıplar, stres ve travmalar gibi yaşam olayları; sosyal desteğin olmaması ya da az olması; kronik hastalıklar, uyku ve beslenme bozuklukları gibi fiziksel bozukluklar; iş, ekonomi, yaşam şartları gibi çevresel koşullar ile olaylara bakış açımız ve baş etme tarzımız gibi kişilik özellikleri etkenler sayılabilir” şeklinde konuşuyor.


Türkiye'de en sık görülen ruhsal sorunlar


Sağlık Bakanlığı verilerine göre son 12 ay içinde 18 yaş ve üzeri yetişkinlerde doktor tarafından tanı konulan herhangi bir ruhsal hastalık görülme sıklığının yüzde 17,4 olduğunu aktaran Uzm. Dr. Çağlar Açıkgöz, en sık görülen rahatsızlıkları ise şöyle sıralıyor: “Depresyon yüzde 9, kaygı (anksiyete) bozuklukları yüzde 5,8 oranında görülmektedir. Bunun yanında uyku bozuklukları, strese bağlı gerginlik ve tükenmişlik ile bağımlılıklar da sık karşılaşılan sorunlar arasındadır.”  Ruhsal sorunların erken dönemde bazı işaretler verebildiğini belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatri Uzmanı Dr. Çağlar Açıkgöz, “Sürekli keyifsizlik veya isteksizlik, uyku ve iştah değişiklikleri, çabuk sinirlenme ya da aşırı hassasiyet, eskiden keyif veren şeylere karşı ilgisizlik, dikkat dağınıklığı ve unutkanlık ile insanlardan uzaklaşma önemli belirtiler arasında yer alır” diyor.


Sosyal medya: Fayda ve zarar kullanım şekline bağlı


Sosyal medyanın ruh sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Uzm. Dr. Çağlar Açıkgöz, “Her durumda olduğu gibi sosyal medyanın da yararı ve zararı vardır. Fayda ile zarar arasındaki denge kullanım şekline bağlıdır. Medya okuryazarlığının önemi elbette çok büyük. Mesajların kim tarafından, hangi amaçla ve hangi kitleye yönelik hazırlandığı sorgulanır, sahte ve gerçek haber ayırt edilir ve medyanın bireyler üzerindeki psikolojik ve sosyal etkileri fark edilirse, elbette yarar daha fazla olur” ifadelerini kullanıyor. Anksiyete ve depresyon arasındaki farklara değinen DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatri Uzmanı Dr. Çağlar Açıkgöz, “Anksiyetede daha çok gelecekle ilgili endişe, huzursuzluk ve gerginlik ön plandadır. ‘Ya kötü bir şey olursa?' düşüncesi baskındır. Depresyonda ise keyifsizlik, isteksizlik ve enerji düşüklüğü görülür. ‘Hiçbir şeyin anlamı yok' hissi öne çıkar” diyor. Bu iki durumun ayrı ayrı görülebileceği gibi birlikte görülme sıklığının da yüksek olduğunu ekliyor.
 


Ruhsal rahatsızlıklarda tedavi yöntemleri


Ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde farklı yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Uzm. Dr. Çağlar Açıkgöz, “İlaç tedavileri, psikoterapiler ve yaşam düzeni değişiklikleri tedavi seçenekleri arasında yer alır” ifadelerini kullanıyor. Ruh sağlığını korumanın yaşa göre farklı yaklaşımlar gerektirdiğini belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatri Uzmanı Dr. Çağlar Açıkgöz, çocuklar için güvenli ve sevgi dolu bir ortamın, oyun ve ifade alanlarının ve düzenli rutinlerin önemli olduğunu söylüyor. Ergenlerde yargılanmadan dinlenmenin, kimlik gelişimine alan tanınmasının, spor ve sanat gibi alanlarda yer alabilmelerinin ve güvenli sosyal ortamların destekleyici olduğunu belirtiyor. Yetişkinlerde ise iş-özel hayat dengesinin kurulması, stresle baş etme becerilerinin geliştirilmesi ve sosyal ilişkilerin sürdürülmesinin ruh sağlığı açısından önemli olduğunu vurguluyor.


Yanlış inanışlar destek almayı geciktiriyor


Toplumda ruh sağlığı tedavisine yönelik bazı ön yargıların yaygın olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çağlar Açıkgöz, “‘Psikolojik destek alan kişi zayıftır', ‘İlaçlar bağımlılık yapar', ‘Benim sorunum konuşarak çözülmez' ya da ‘Zamanla kendiliğinden geçer' gibi düşünceler gerçeği yansıtmaz” diyor. Ruh sağlığı sorunlarının da diğer hastalıklar gibi tedavi edilebilir olduğunu belirten Uzm. Dr. Çağlar Açıkgöz, destek almanın güçsüzlük değil, farkındalık göstergesi olduğunu vurguluyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *