Matematik sorularının tamamını çözen aday sayısı bu yıl daha fazla

LYS sonuçlarının açıklanmasından sonra Final Eğitim Kurumları Rehberlik Koordinatörü Celil Vardar, şu analizi yaptı:

Matematik sorularının tamamını çözen aday sayısı bu yıl daha fazla

Kız öğrenciler MF ve TM puan türlerinde erkek öğrencilere göre daha başarılı. Geçen yıllarda da kızlar daha başarılıydı. Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan ölçmelerde genel olarak kız öğrenciler daha başarılı.
Matematik testinde geçen yıl tüm soruları çözen 760 kişi bu yıl 1.124 kişi, testin soru çözüm ortalaması 14,7’den 15,9’a çıktı. 
Geometri testini geçen yıl 3.310 , bu yıl 2.640 kişi tüm soruları çözdü.  Ortalaması 10,8 iken 9,05 oldu. 
Fizik testinde 2010’da tüm soruları 1736, Kimya’da 6.681, Biyoloji’de 993 kişi çözdü. 2011’de ise Fizik’te 224 , Kimya’da 2.504, Biyoloji’de 522 kişi tüm soruları çözebildi. 
Türk Dili ve Edebiyatı testinde geçen yıl 56 sorunun tamamını 56 kişi çözerken, bu yıl 56 sorunun tamamını çözen yok. Coğrafya-1 testinde 24 sorunun tamamına geçen yıl 296 kişi bu yıl ise 52 kişi doğru yanıt verdi. 
Tarih testinde 44 sorunun tamamını geçen yıl 45, bu yıl 91 aday; Coğrafya-2 testinde 16 sorunun tamamını geçen yıl 2.200, bu yıl ise 219 aday doğru cevap verdi. Felsefe grubu testinde geçen yıl 30 sorunun tamamını çözen yoktu. Bu yıl 1 aday tüm soruları doğru yanıtladı.

Ekonomik getirisi iyi kariyer fırsatı da var

Hebun Dinçer (Üniversite adayı)

Ben tercihimi hukuktan yana yapmayı düşünüyorum. Realist olmak gerekirse hukuk, hem ekonomik getirisi olan hem de günümüzün iyi bir kariyer fırsatı sunan cazip bölümlerden biri. İyi bir mesleğin gelişime, araştırmaya ve öğrenmeye açık olması gerektiğini düşünüyorum. Hukuk bu sebeplerden ötürü benim için tatmin edici bir bölüm.
Hukuk Bölümü, vakıf ya da devlet benim ilk tercihim olacak. Hukuk, her ne kadar klişe bir tercih olarak gözükse de -bunu hukukçuların sayısının çokluğuna dayanarak söylüyorum- geçerliliğini koruyan bir meslektir. Hukuk araştırmayı, yeni bilgiler öğrenmeyi ve kendini geliştirmeyi gerektiren bir bölümdür. Tüm bunlar yapıldığı takdirde mesleğin getirisinin de çok olacağını düşünüyorum. Hukuk’u tercih edecek arkadaşların sürekli okumayı ve araştırmayı seven kişiler olmaları da gelecekte mesleği iyi yapabilmeleri açısından büyük önem taşır.  Gelecek sene bu mesleği tercih etmeyi düşünen arkadaşlara bölümün TM-2 de olduğunu hatırlatarak bu puanlama sisteminin derslere olan dağılımına dikkat etmelerini öneririm. Zira bu yeni sistemde istediğimiz bölümün ağırlıklı olduğu derse önem vermek gerekmektedir.(Örneğin; hukukta matematik ve edebiyat önemidir.)

Ailem ve öğretmenimin etkisiyle bu bölümü seçtim

Ozan Mersin (Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü 2. sınıf öğrencisi)

Lisedeyken hedefim Coğrafya bölümünde okumaktı. Çocukluğumdan beri bu alana özel bir ilgim vardı. Lise son sınıfta aldığım puan istediğim bölüme girmeme yetmiyordu. Bir yıl daha hazırlanmaya karar verdim. ÖSS’ye tekrar girdim ve az bir puan farkıyla yine başarılı olamadım. Kendimi hem fiziksel hem de zihinsel olarak bir daha üniversite sınavına hazırlanacak kadar yeterli bulmuyordum ve karar vermem gerekiyordu. Bu süreçte ailem destek verdi. Coğrafyayı istemediler ve beni uluslararası alanda geçerliliği olan bu bölüme yönlendirdiler. Bireysel yeteneklerimin bunun gibi bölümlerde etkili olabileceğini düşünüyorlardı. Bunun üzerine Türkçe-Matematik alanından tercih yaptım. Şu an okuduğum bölümü kazandım. Rehber öğretmenim bu bölümü yazmamda etkili oldu. Bir yıl hazırlık okudum. Sözel’den mezun oldum ve Türkçe-Matematik alanından tercih yaptığım için bazı sıkıntılar yaşayabileceğimi düşündüm. Ders kataloğuna baktığımda sayısal derslerin az olduğunu gördüm. Şu ana kadar herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Bu bölümü seçecek olan üniversite adaylarının siyasete meraklı olmaları ve siyasal analiz yeteneğine sahip olmaları gerekir. Çünkü derslerimizin çok büyük bir bölümü siyaset bilimi ile ortak.

MERAK ETTİKLERİNİZ

Bu yıl YGS ve DGS’ye girdim. YGS puanıyla Açıköğretim lisans bölümlerinden Halkla İlişkiler Bölümü’nü tercih etmek istiyorum. Fakat Dikey Geçiş Sınavı ile de örgün öğretim veren bir üniversiteye çok büyük ihtimalle yerleşeceğim. LYS tercihleri DGS’den önce yapılacak. Eğer ben YGS puanımla Açıköğretim Fakültesi’nde lisans eğitimi veren bir bölümü tercih edip yerleşirsem DGS ile örgün öğretim veren bir üniversiteye yerleşmeme engel olur mu?
Dikey Geçiş Sınavı ile bir örgün öğretim programına yerleştirildikten sonra bu programın dışında bir Açıköğretim programına  ikinci üniversite olarak kaydınızı yaptırabilir ve okuyabilirsiniz.
2 yıllık sınavsız geçiş hakkımı kullanarak ÖSYM’ye dahil oldum. 2 yıllık bir yerde okumak istiyorum. Açıköğretim ya da İkinci Öğretim de olabilir. Çünkü, çalışıyorum. Bölüm farketmez. Sadece işimi engellemeden okumak istiyorum. Ne yapabilirim?
Ön lisans programlarından birine sınavsız geçişle kayıt yaptırabilirsiniz. Açıköğretim Fakültesi ön lisans programlarına kendi alanınız ile ilgili olmayan bir bölümü tercih edebilir ve devam etme zorunluluğu olmadan aynı anda iki programı da bitirebilirsiniz. Sadece sınavsız geçişe başvurup YGS’ye girmemişseniz mutlaka önce sınavsız geçişten yararlanarak bir programa yerleşebilirsiniz, ancak ondan sonra ikinci bir programa kayıt yaptırabilirsiniz.
Klasik mesleklerin dışında gelecekte umut vaat eden, ülkemizin imkânlarının elverişli olduğu meslekler, bölümler hangileri? Üstü tozlu altın meslekler neler? Bu konuda yardımlarınızı bekliyorum.
Dünyadaki ve ülkemizdeki gelişim perspektiflerini dikkate aldığımızda sizin de belirttiğiniz gibi klasik mesleklerin dışında önümüzdeki süreçlerde uluslararası ticaret, sosyal hizmetler, yazılım mühendisliği, iç mimarlık, gastronomi, yaşlılık bakımı, mekatronik gibi programların öne çıkacağını tahmin etmek mümkün.
Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nün önü açık mı? Yeditepe gibi bir okulda diyetisyenlik okunur mu?(Puanım oraya yetecek gibi görünüyor da)
Beslenme ve Diyetetik Programının amacı beslenme ve besinlerle ilgili bilimsel ilkelerin, sağlığın korunması ve hastalıkların iyileştirilmesi çalışmalarının uygulanması, beslenme sorunları ve bu sorunlara yönelik araştırma yapmak. Diyetisyenlik ülkemizde yeni gelişen meslek dalıdır. Mezunların yemek verilen tüm okullarda, sosyal hizmet kurumlarında, hastanelerde, kreşlerde  iş bulma şansları vardır. Yeditepe Üniversitesi’ne gelince, vakıf üniversitelerinde öğrenim ücretlidir. Bu nedenle  maddi yönünü de düşünmek gerekir, karar senin.
Bu yıl üniversite sınavına giren oğlum tercih yapıp bir yere yerleşirse ve kayıt yaptırmazsa ek yerleştirmeden yararlanabilir mi? Yoksa ek yerleştirmeden yararlanabilmesi için hiçbir yeri kazanamamış olması mı gerekiyor?
Ek yerleştirmeden hiçbiryere yerleşememiş olanlar faydalanabilir.

Meslekleri iyi araştırın

Prof. Dr.Alper Akınoğlu (Çukurova Üniversitesi Rektörü)

Üniversite sınavları öğrencinin gelecekteki yaşamını şekillendirebilecek bir etkiye sahiptir. Çünkü öğrenci gelecek yaşamından ne bekliyorsa onu elde etmede kullanacağı aracı seçmek durumuyla karşı karşıya olduğunu hisseder ve bu durum onu kaygılandırır. İnsanlar  kararlarını sadece kendi isteklerine göre almazlar. Yakın çevresinden başlayarak uzak çevreye kadar kararlarının nasıl algılanacağını da düşünürler. Bu nedenle öğrenciler de tercih edecekleri meslek alanının çevreleri, özellikle aileleri ve arkadaşları tarafından hoş karşılanıp karşılanmayacağını da hesaba katarlar.
Bu kaotik  durumdan kurtulmanın en etkili yöntemi öğrencinin yaşamdan ne beklediğini yanıtlayabilmesidir. Mesleki karar verme ya da tercih yapma aslında öğrencinin kendi yaşam amacına ulaşmasını kolaylaştıracak aracı seçme işidir. Öğrencilere önerim öncelikle yaşamlarından ne beklediklerini belirlemeleridir. Bunun içinde ilgilendikleri meslek alanlarının ne ile uğraştığını, hangi araçları kullandığını, ilerleme olanağının olup olmadığını, kazanç durumlarını, farklı çalışma alanlarını, çalışma ortamlarını, hangi yollarla eleman aldıklarını öğrenmeye çalışsınlar.

Meslek araçtır yaşam amacı değil

Öğrenciler mesleki tercihlerini yaparken elde ettikleri puanı değil sıralamalarını kullanmalıdırlar. Puanlar bir önceki yıla göre değişiklik gösterebilir. Ancak sıralamalar pek değişiklik göstermezler. Çünkü sıralamalar meslek alanlarına ve üniversitelere olan taleple bağlantılıdır. Belirli yıllarda veya dönemlerde belirli meslek alanları bazen değişiklik gösterebilirler. Bazen daha çok talep edilebilir, bazen talepleri azalabilir. Ancak genelde pek değişiklik olmaz.
Öğrenciler hangi meslek alnında okumak istediklerini dikkate almalı, sonrada elde ettikleri dereceye bakmalı. İsteğiyle derecesi arasında kalırsa tercihini isteği doğrultusunda kullanmasını tavsiye ederim. Çünkü meslek insanın yaşamı boyunca icra edeceği  bir etkinliktir. Her gün yapılacak olan işten zevk almak, yararlı ve verimli olmayı sağlayabilir. Aksi halde kişinin kendisi için de çevresi için de eziyet olabilir. Unutulmasın ki meslekler veya iş bir araçtır, yaşam amacı değildir.

Uluslararası İlişkiler                                   
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
Galatasaray 508.275 2520
Ahi Evran (İ.Ö.) 341.343 198.000

Hukuk                                      
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
Galatasaray 554.510 213
Erzincan 460.012 15.600

En az bir yabancı dili iyi bilenlerin tercihi

Uluslararası İlişkiler

Uluslararası sistemin tarihi, geçirdiği evreler, sistemin ekonomik, siyasi, hukuksal yapısı ve işleyişi, uluslararası sistemi oluşturan devletlerin birbiri ile olan ilişkileri ve Türkiye’nin bu sistem içindeki yeri ve ilişkileri konularında eğitim ve araştırma yapılır. Bu alanı tercih edeceklerin düşüncelerini söz ve yazı ile en etkin biçimde iletebilen, tarih, sosyoloji, psikoloji, hukuk, ekonomi alanlarına ilgi duyan, en az bir yabancı dili iyi bilen, insan ilişkilerinde başarılı kimseler olmaları gerekiyor.

İkna ve sezilerinize güveniyorsanız Hukuk

Bu bölümde toplumda bireylerin birbirleri ve devletle ilişkilerini düzenleyen yasaların uygulanması sırasında ortaya çıkacak anlaşmazlıkların çözümü konusunda çalışacak hukukçular yetiştiriliyor ve bu alanda araştırma yapılıyor.
Bu bölümde başarılı olmak için öğrencinin lisede aldığı Felsefe ve Türkçe derslerinde başarılı olması bekleniyor. Bu bölümü seçeceklerin ikna gücü, sağlam bir mantık ve seziye sahip olmaları bekleniyor.

Y-TM-3 Başarı sırası: 45.678
Üniversite adı Bölüm adı Başarı sırası
Hacettepe Üniv. Psikoloji 360
İstanbul Üniv. Psikoloji  8160
Ege Üniv. Psikoloji  9640
Uludağ Üniv. Psikoloji  11.500
Dokuz Eylül Üniv.       Rehberlik ve Ps.Dan. 11.400
Ege Üniv. Rehberlik ve Ps.Dan. 11.500
Uludağ Üniv. Rehberlik ve Ps.Dan. 11.800
Marmara Üniv. Sosyoloji (İng) 31.300
Mimar Sinan Güzel Sanat.Üniv. Sosyoloji 54.900
Hacettepe Üniver. Sosyoloji 45.200
İstanbul Üniv. Sosyoloji  43.000
Ege Üniv. Sosyoloji  58.000
Anadolu Üniv. Sosyoloji  68.600
Uludağ Üniv. Sosyoloji 64.600
İstanbul Üniv. Felsefe  75.000
Hacettepe Üniv. Felsefe 72.600
Ege Üniv. Felsefe  101.000
Gazi Üniv. Felsefe  110.000
Uludağ Üniv. Felsefe 133.000

Tercih yorumu: Tamamen adayın istediği üniversitelerden ve bölümlerden oluşan bir tercih listesidir. İstek sırasına göre bir sıralama yapmış. Aday ilk tercihlerine başarı sırasına bakmaksızın ideali olan Psikoloji ile Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümlerini yazmış. Kendi başarı sırasının üstünde olan bölümlerin yanında kendi başarı sırasının altında yer alan üniversitelere de yer vermiş. Adayın bazı tercihleri bir önceki tercihe göre daha yüksek bir başarı sırasına sahiptir. Kazanma olasılığı açısından tercihlerin bu şekilde sıralanmasında sakınca yok. İstek sırasına uygun yazılması önemlidir.

Adaylar şanslı kontenjanlar arttı

Cihan Yeşilyurt (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)
2011 yılının adaylar için şanslı bir yıl olduğunu düşünüyorum. Kılavuz incelendiğinde çok sayıda devlet ve vakıf üniversitesinin açıldığı göze çarpıyor. 2007 yılında her 9 adaydan biri 4 yıllık bir üniversiteye yerleşirken, bu yıl her 3 adaydan biri 4 yıllık bir bölüme yerleşebiliyor. Adaylar bu şansı değerlendirmek istiyorsa iyi araştırma yapmalı ve kılavuzu dikkatli incelemeli.
Özellikle TM ve TS puan türlerine göre tercihte bulunacaklar geniş bir aralıktan tercihlerini oluşturmalı. Örneğin 50 bininci olan bir aday, isterse 10 binden başlayarak tercihlerini oluşturabilir. Ancak son tercihlerinde dikkatli olmalı ve kendi başarı sırasının oldukça altına, örneğin 50 bininci ise 80 bine kadar tercih yapmalı. Bu durum belki bazı adaylar için abartılı gelse de, geçen yıl çok sürpriz yerleşmeler olduğunu ve aynı durumun bu yıl da tekrarlanabileceğini unutmamalılar.
Vakıf üniversitelerine karşı eskisi gibi önyargı bulunmuyor. Şu anda 100 devlet üniversitesi varsa 70’e yakın da vakıf üniversitesi. Vakıf üniversitelerinin burs koşulları her geçen yıl öğrencilerin lehine daha da iyileştiriliyor. Adayların burs koşullarını araştırmalarında yarar var. Ayrıca kontenjan artışı özellikle vakıf üniversitelerinin yüzde 50 burslu programlarında sürpriz yerleşmelere yol açabilir. 2011 tercih dönemi geçen yıla göre daha düzenli geçeceğe benziyor. Programların başarı sıralarının belli olması ve ÖSYM’nin 2011 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nu önceden yayımlaması adayların işlerini kolaylaştırdı. Geçen yıl yaşanan karmaşa bu yıl yaşanmayacak ve daha sağlıklı bir tercih dönemi geçirilmesini sağlayacaktır.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER