'Milli İradeye Saygı Mitingi'

Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından ikincisi düzenlenen 'Milli İradeye Saygı Mitingi' Kazlıçeşme Meydanı'nda yapıldı. Meydandaki mitinge yüzbinlerce insan akın etti.

 'Milli İradeye Saygı Mitingi'

Erdoğan Kazlıçeşme miting alanına gelince tıpkı Ankara mitinginde olduğu gibi insanların arasından geçerek platforma çıktı.

İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: Aziz İstanbul seni sevgiyle selamlıyorum. Seni saygıyla selamlıyorum. En kalbi duygularımla selamlıyorum.

Adalar, Arnavutköy, Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa sizi selamlıyorum. Beşiktaş, Beykoz, Beylikdüzü, Beyoğlu, Çatalca, Büyükçekmece, Esenler, Esenyurt sizi selamlıyorum. Eyüp nerede? Fatih nerede? Gaziosmanpaşa nerde? Güngören, Kadıköy, Kağıthane nerede? Kartal Küçükçekmece nerede? Sizi muhabbetle selamlıyorum. Sarıyer nerede? Silivri nerede?

Bu coşkunuz bu muhabbetiniz bu samimiyetiniz için hepinize tek tek teşekkür ediyorum. İstanbul demek Türkiye demektir. İstanbul demek Ortadoğu demektir. İstanbul demek Balkanlar demektir. Kuzey Afrika demektir. Avrupa, Asya, Afrika demektir. İşte bu kadim Osmanlı başkentinden bu dünya şehrinden bu dünya başkentinden tüm yeryüzünü, yeryüzündeki tüm dostlarımızı gönülden selamlıyorum.

 Herhalde alanda duymayan yok değil mi? Elleri göreyim bakayım duyuyor muyuz? Anlıyorum ki dünya bizi izliyor ve dünyada duyuyor. Dünyanın bir çok şehrinde bir çok dost ve kardeş şehrinde günlerdir oradaki kardeşlerimiz bizim için haykırıyor. Yalana dolana talana hayır diyenler bizimle beraber yürüyor. Günlerdir bizim için gösteriler yapıyorlar.

Şimdi soruyorum sizlere. Şu alana giremeyen kardeşlerim var. Dışarıda kaldılar. Büyük yekünler halinde geliyorlar aslında. Ama onlar bu alana maalesef giremeyecekler. Şimdi soruyorum, Malezya Kuala Lumpur burada mı? Pakistan burada mı? Makedonya Üsküp burada mı? Gostivar burada mı? Priştine burada mı?

İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasının satır başları: Aziz İstanbul. Seni sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Seni gönül dolusu muhabbetle selamlıyorum. İstanbul demek Türkiye demektir. İstanbul demek Ortadoğu demektir. İstanbul demek Balkanlar demektir. Kuzey Afrika demektir, Avrupa Asya Afrika demektir. İşte bu kadim Osmanlı başkentinden bu dünya şehrinden, dünya başkentinden tüm yeryüzünü tüm dostlarımızı kardeşlerimizi gönülden selamlıyorum.

Anlıyorum ki şu anda dünya bizi izliyor. Dünyanın birçok şehrinde bizim için haykırıyorlar, yalana dolana talana hayır diyenler bizimle beraber yürüyor. Dünyanın bir çok yerinde bizimle gösteriler yapıyorlar. Bilsinler ki onların kalbi nasıl İstanbul Türkiye'de atıyorsa İstanbul'un kalbi o şehirlerde atıyor

Soruyorum sizlere şu alana giremeyen kardeşlerim var, büyük yekünler halinde geliyorlar ama girmeyecekler. Pakistan Üsküp burada mı? Filistin burada mı? Bosna Hersek Saraybosna burada mı? Somali burada mı? Myanmar burada mı? Gazze, Ramallah Kudüs burada mı? Bağdat Basra Musul Kerkük, Süleymaniye burada mı?

Şam, Halep burada mı? Dünyanın her yerinde bizim için meydanlara çıkan kardeşlerimi selamlıyorum. Avrupa'nın onlarca kentinde ABD'de Ortadoğu'da Asya'ya bizim için sokağa çıkan, dua yollayan tüm kardeşlerimi selamlıyorum.

HADİ BAKALIM BUNU DA GİZLEYİN

Dün Ankara'da söyledim bugün İstanbul'da insan selinin içinde tekrar söylüyorum. Eğer Türkiye fotoğrafı görmek isteyen varsa, uluslararası medyaya rağmen görmek isteyen varsa fotoğraf burada.

Uluslararası medya bunu da gizleyin. BBC CNN Reuters bunu da gizle. Günlerdir yalan haberler ürettiniz. Türkiye'yi dünyaya farklı gösterdiniz. Yalanlarınızla başbaşa kaldınız.

BU MİLLET TENCERE TAVA ÇALANLAR DEĞİLDİR

Bu millet sizin dünyaya tanıttığınız millet değil. Bu millet samimi. Bu millet gece tencere-tava çalan millet değil. Bugün üniversite sınavı vardı. Sabaha kadar tencere-tava çalanlar bunu düşündü mü? Ne adına bunu yaptılar? Bu milletin çocuklarını ya da çevreyi sevdikleri için mi? Çevrede gürültü kirliliği yapmamak da var. Bunlar çevreci değil.

ÇELİK BİLYE ATAN HAİNLER

Buradaki yüzbinlerce insan, çelik bilyeleri kalkıp da insanımın üzerine atan hainler değildir. Eline molotof alıp polise atan, eline sopa alıp kırıp, yağmalayan burada değildir.

 

O KADINA SAYGIMI KAYBETTİM

Bana günlerce heyetler geldi. Bunlarla görüşmeler yaptım. Kendileriyle konuştuk, görüştük. Dedim ki niye bu gençler burada duruyor? Yeşili korumak için mi duruyor? Eğer onun için duruyorsa şu anda yargı sürecinde. Yargı sürecini bekleyeceğini söyleyen bir iktidar var. Yargı kararı diyelim lehimize verdi, o zaman da plebisit yapalım, halkımız ne diyorsa onu yapalım. Büyük bir çoğunluğu evet dedi. Fakat çok enteresan dışarıya çıktılar.

Bir bayan ne dese beğenirsiniz... Üzüldüm. Önce saygı duydum, sonra saygımı kaybettim. Dedi ki bize içeride böyle bir teklif yapılmadı. Daha sonra başka bir grup geldi. Onlara da aynı şeyleri söyledim. Milli iradeye saygı duyalım dedim. Eğer halk diyorsa ki; biz Taksim'e şehir müzesi istemiyoruz...

Güncelleme Tarihi: 16 Haziran 2013, 18:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER