Zirvede, enerji sektöründe uzun süredir tartışılan konuların artık kısa vadeli gerçekliğe dönüştüğü vurgulandı. Depolama ve toplayıcılık mekanizmalarının piyasanın merkezine yerleştiği, esnek ve veri odaklı yeni bir yapının oluştuğu ifade edildi. Ayrıca yenilenebilir enerji entegrasyonu, yatırım süreçlerinin hızlandırılması ve finansmana erişim sektörün öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı.
Yenilenebilir Enerji Payı Artıyor
Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, küresel ölçekte yenilenebilir enerjiye yönelimin hız kazandığını belirterek Türkiye’nin bu dönüşümde önemli bir aktör haline geldiğini ifade etti. 2025 yılı itibarıyla yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulu güç içindeki payının yüzde 60’ı aşmasının, bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Dijitalleşme, akıllı şebekeler ve yeni piyasa mekanizmalarının elektrik piyasalarında köklü bir değişimi beraberinde getirdiği belirtildi.
2026 Depolama Yatırımlarında Kritik Yıl
Zirvede yapılan değerlendirmelerde, enerji depolama yatırımlarının önümüzdeki dönemde hız kazanacağı ifade edildi. 2026 yılının ikinci yarısından itibaren sektörde belirgin bir ivme beklenirken, toplam kapasitenin yıl sonuna doğru 1,5 GW seviyesine yaklaşabileceği öngörüldü. Ancak maliyet artışları, tedarik zinciri sorunları ve finansmana erişim gibi başlıkların yatırım süreçlerinde önemli zorluklar oluşturduğu da dile getirildi.
Enerji Sistemlerinde Yeni Dinamikler
Enerji sistemlerinin giderek daha dinamik ve karmaşık bir yapıya dönüştüğü vurgulanırken, yenilenebilir enerji kaynaklarının artışı ve dağıtık üretimin yaygınlaşmasının sistem işletmesini dönüştürdüğü ifade edildi. Bu dönüşümün merkezinde ise esneklik piyasaları ve toplayıcılık modellerinin yer aldığı belirtildi. Regülasyonların, piyasa tasarımının ve dijital altyapıların bu süreçte belirleyici rol oynadığına dikkat çekildi.
İş Birlikleri ve Yeni Modeller Ön Planda
Zirvede öne çıkan bir diğer başlık ise enerji sektöründe artan iş birliği ihtiyacı oldu. Değişen piyasa koşulları, sektör oyuncularını daha entegre ve esnek iş modelleri geliştirmeye yönlendirirken; kamu, özel sektör ve teknoloji geliştiriciler arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecini hızlandıracağı ifade edildi.
Elektrik piyasalarında yaşanan bu dönüşümün, yalnızca bugünü değil, geleceğin enerji ekosistemini de şekillendirecek stratejik bir sürecin başlangıcı olduğu vurgulandı.